Alucra'da Tek Gündem Nüfus

Ana Sayfa » Güncel Haberler » ALUCRA'NIN İMARI VE SOSYAL YAŞAM İÇİN ÖNERİLER

ALUCRA'NIN İMARI VE SOSYAL YAŞAM İÇİN ÖNERİLER

Bölgenin en eski, en çağdaş ve en köklü yerleşim yerlerinden olan ilçemiz son yıllarda yaşadığı talihsizlikler nedeniyle ne yazık ki orta çağı yaşar oldu. Bu sadece ilçemiz için değil hemen tüm Anadolu ilçeleri için de geçerli bir durum.

 
 
 
ALUCRA'NIN İMARI VE SOSYAL YAŞAM İÇİN ÖNERİLER

Bölgenin en eski, en çağdaş ve en köklü yerleşim yerlerinden olan ilçemiz son yıllarda yaşadığı talihsizlikler nedeniyle ne yazık ki orta çağı yaşar oldu. Bu sadece ilçemiz için değil hemen tüm Anadolu ilçeleri için de geçerli bir durum.  

Bunun temel nedenleri

    1. Arazide kadastro sorunlarının çözülmesinin çok geç kalması.
    2. Doğu yolunun siyasi nedenlerle Şebinkarahisar-Alucra güzergahından kaydırılmış olması.
    3. Toprağa bağlı çiftçinin eğitilmemesi ürün kalitesi,miktarı ve pazarlamasının geliştirilememesi.
    4. Hayvancılığın ilkel koşullarda yapılması insanların eğitilmemesi verimin arttırılamaması.
    5. Lise seviyesinde okulların bile çok geç gelmesi.
    6. İli ile bağlantısının gerçek manada hala sağlanmamış olması. Bu nedenle ilin yeterince yatırımları yönlendirememesi.
    7. Sağlıklı bir bürokrat ve memur kadrosunun bir türlü oturtulamaması.
    8. Cumhuriyet kurulduğundan bu güne kadar hep İktidar yanlısı bir halk olması. Talepte bulunmak,yukarıyı zorlamak yerine verilenle yetinmesi. Bunu bilen siyasilerin Sen bizdensin numarası ile Alucra’ lıyı bir şey vermeden kullanması.
    9. Göçtüğü büyük şehirlerde bir arada yaşaması. Sosyal çevresini genişletmek, diğer toplumlarla uyum sağlamaya çalışmak yerine bunu istememesi,karşı çıkması. Alucra’da yaşadığını şehirlerde de yaşamaya çalışması.
    10. İlçenin merkezinin imarının çağdaş ölçülerde yapılmaması. Geleceğe dönük bir planlamanın tam olarak tamamlanmamış olması.
 

 Tüm bunların sonucunda ilçemiz boşaldı ve insanlarımız evini,köyünü,ilçesini terk ederek tüm dünyaya dağıldı.   

Bu maddeleri çoğaltmak mümkün ama yazılacaklar yukarıdaki maddelerden birinin alt başlığı olabilir.Yada yorumlanması yanlış anlaşılabilir. Zaman buldukça yukarıdaki maddelerde neleri amaçladığımı yazmaya çalışacağım. Bu yazımda son maddeyi yazmaya çalışacağım.  

İlçemizde son yıllarda bazı imar çalışmaları hız kazandı. Bu sevindirici bir durum. Bir mühendis olarak bende görüşlerimi kısaca yazmayı sorumluluk olarak gördüm.   

Değerli kaymakamımız bir toplantı  yaparak yeni hükümet konağının yeri hakkında görüş alışverişinde bulunmuş. Mükemmel bir çalışma kendilerini tanımıyorum ama tebrik ediyorum kutluyorum. İyi bir sonuç çıkmasını umut ediyorum. Başarılar diliyorum.  

İlçemizin imarını tek tek ele almaktan ziyade topluca bir planlamaya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.  

Bunun için Alucra’da yaşam nasıldır ona bir bakalım.  

İlçe merkezinde daha çok küçük esnaf, memur, öğrenci ve öğrencilerin aileleri yaşar Diğer halkımız köylerinde yaşar.  

İlçede yaşayanlar boş zamanlarında; kadınlar evlerinde, erkeklerde ya evlerinde yada kahvehanelerde vaktini geçirir. Yazları da tek caddesinde sadece erkekler yürüyüş yaparlar.   

Bu yapılanlar sosyal yaşam için yeterlimidir? Cevabını size bırakıyorum.  

Bana sorarsanız ilçe merkezinde yapılacak düzenlemelerle bunu değiştirmek olasıdır.  

Şu anda yüksek okul ilçemizden uzak durumdadır. Öğrencilerimizin ilçeden yararlanması için vasıta ile gelmesi gerekir buda öğrenci için pahalı bir iştir. Zamanla okul ya kendi yaşam alanını oluşturacak,yada öğrenci devamsızlıkları yada şikayetleri yüzünden okulun devamı tehlikeye girecektir.  İlçemizi eğitime hazırlamazsak yüksek okulu yaşatamayız.Bu konu ayrı bir yazımda ele alınacaktır.  

İster istemez gelecekte ilçe merkezi yüksek okula ve çevre yoluna doğru kayacaktır. O nedenle sağlıksız bir yapılanmaya engel olmak için bu bölgeler için ciddi imar planları yapılmalı olanlar gözden geçirilmeli ve uygulaması sıkı takip edilmelidir.  

Ciddi bir meydanı olmayan şehrin ruhu yok gibidir. Nasıl İstanbul’da Taksim bir meydansa, Şebinkarahisar da,Giresun da meydan güzel bir konumda ise,acilen Alucra’lı meydanının yerini belirlemeli ve şehrini ona göre konumlandırmalıdır. Mevcut Hükümet konağının önü meydan olarak tanımlanamaz orası genişçe bir yol kenarıdır.  

Mevcut şehir sit alanı olarak ilan edilmeli, Şehir merkezi yükesek okula ve çevre yoluna yakın bölgeye taşınmalıdır. Mevcut binalardan özelliği olanlar korumaya alınmalıdır. Yüksek yapılanmaya müsaade edilmemeli, Yeni yapılacak yapılarda belli bir karakteri olana Alucra mimarisi burada korunmalıdır. Bu yapılabilirse gelecekte turizm açısından çok faydalı olacaktır. Mevcut yapılar uygulanacak konak mimarisi ile Safranbolu örneğinde olduğu gibi turizme açılmalıdır. Misafirperver Alucra’ lının yapısına bu sistem çok uygundur.  

Dere Alucra için büyük bir şanstır bu iyi kullanılmalıdır derenin iki kenarı park,turizm alanı  ve spor alanları olarak planlanmalı ve düzenlenmelidir. Gelecekte yapılacak bir setle gölet haline getirilmelidir. Bu yapılanma Alucra’lının yaşam kalitesinde ciddi farklar oluşturacak hatta iklimi bile düzenleyecektir. Pariste’ ki,Eskişehir deki gibi gondollarla gezmek neden olmasın bu pahalı bir iş de değildir. Önemli olan düşünmek ve uygulamaktır. Bu öneriyi anlamayan, okuyan bazılarının sırıttığını ve dalgaya aldığını duyar gibiyim.  

Mevcut caddemiz trafiğe kapatılmalıdır. Büyükşehirlerdeki örnekleri gibi oturma alanları, şık cafeler yapılmalı ağaçlandırılmalı sadece gezinti alanı olarak düzenlenmelidir. Bu o cadde etrafındaki esnafı da çok mutlu edecek ve dükkanlarının değerini çok katlayacaktır.  

Eski Pazar yerine yapılan bina büyükşehirlerdeki alışveriş merkezi gibi kaplı mekan olarak yapılmalıdır.   

Çevre yoluna ve şehir merkezine yakın bir yere Otogar yapılmalı ve şehir içindeki otobüsler ve köylere kalkan minibüsler oraya yönlendirilmelidir.   

Her gün açık kalacak çağdaş  bir köy ürünleri pazarı yapılmalıdır ve köylü  hiçbir bedel ödemeden ürünlerini getirerek satmalıdır. Bu iyi işletilirse uzun vadede sahil dahil tüm çevreden insanlar alışveriş için geleceklerdir. Organik tarımın en iyi yapılabildiği yerlerden olan ilçemiz için bu çok önemlidir. Başlarda sıkıntılı olabilir ama ısrarla takip edilmelidir. Bu köylerimizi çok geliştirecek. İnsanlarımız pazara gelmeden bile siparişler alarak göndermeye başlayacaklardır.  

Çok ciddi bir hayvan pazarı planlanmalı, reklamı yapılmalı çok müşterinin ve hayvanın gelmesi sağlanmalıdır. Bu hayvancılığı geliştirmede katkı sağlayacaktır.   

Bilindiği gibi köylerimizde yaşam sabah namazı ile  başlamaktadır ilçeye gelen insanlarımız o saatte her yer kapalı olduğu için perişan olmaktadır. Özellikle kadınlarımız sokaklarda, orada burada dükkanlarda kalmakta son derece mutsuz olmaktadır. Yukarıda önerdiğim Caddenin trafiğe kapatılması ve kapalı alışveriş merkezi yapılması bunu önleyecektir ve insanlarımız daha mutlu yaşayacaktır.

İstanbul. 04.04.2010  

Sevgi ve saygılarımla

Mehmet KARAMUSTAFAOĞLU

İnş.Müh.(İ.T.Ü.)

 
4 Nisan 2010 Pazar 22:10
Okunma: 950
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Arşiv
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:48
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:42
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:59
 
Anket
Alucra'nın Gelişiminde Öncelik Ne Olmalı?
Sosyal ve Kültürel Tesisler
Kültürel Festival ve Eğlenceler
Üniversitemizin Büyümesi ve Gelişmesi
Nüfusun ve Şehirleşmenin Büyümesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
 
Kurumsal

İçerik

    Gündem

    Siyaset

    Teknoloji

    alucrahaber