Ana Sayfa Kültür / Sanat Alucralı Müderris Hacı Hasan Efendi Hazretleri

Alucralı Müderris Hacı Hasan Efendi Hazretleri

Hacı Hasan Efendi Alucra’nın eski ismiyle Gelvaris yeni adıyla Hacı Hasan köyünde yaşamış ve orada medfun bulunan bir zattır.

Giriş Tarihi: 11 Mayıs 2016 Çarşamba 10:05
Alucralı Müderris Hacı Hasan Efendi Hazretleri

Hacı Hasan Efendi Alucra’nın eski ismiyle Gelvaris yeni adıyla Hacı Hasan köyünde yaşamış ve orada medfun bulunan bir zattır. Kendisi ilk terbiyesini Zıhar (Fevzi Çakmak) köyünde bulunan Zıhari tekkesinde almış daha sonra Şeyh-i Şeyrani Hazretlerine talebe olmuştur.

Her ne kadar yaşça Şeyh-i Şeyrani’den büyük ise de ilim olarak üstünlüğüne binaen Hacı Hasan Efendi Şeyh-i Şeyrani Hazretlerine imtisal etmiş, onun talebesi olmuştur. Hacı Hasan Efendi aynı zamanda Zıhar Tekkesi’nin son Şeyhidir.

Hacı Hasan Efendi 1877-1878 (93 Harbi) öncesi ve sonrası yaşanan göçler nedeniyle tekkenin dağılması üzerine tekkeyi Gelvaris’e taşımış, hayırseverlerin yardımıyla orada cami ve diğer müştemilatı inşa etmiştir. Tekkenin naklinden önce tekke müştemilatı Zıhar’ın Suiçti Mahallesindeymiş. Günümüzde buralarda inşaat için temel kazısı yapıldığında tekkeye ait yapıların temel taşlarına rastlanmaktadır.

1905 yılında 80 yaşında iken vefat eden Hacı Hasan Efendi’nin Kabri de Gelvaris’tedir. Zıhar’ın eski mahallesi olan Gelvaris, 1913 yılında ayrı bir muhtarlık olunca ismi de Hacı Hasan Efendi’ye atfen Hacı Hasan Köyü olarak değiştirilmiştir. Hacı Hasan Hazretlerinin türbesi de bu köyde bulunmaktadır. Hacı Hasan Köyü Alucra’dan Şiran istikametine doğru giderken yolun solunda kalmaktadır.

Alucralı Müderris Hacı Hasan Efendi, Veysel oğulları sülalesinden olup, babasının adı da Veysel’dir. Rivayete göre Veys-ül Karaninin soyundan gelmektedir. Kendisi Zıhar’da imamlık yapmıştır. Gelvaris’de bulunan medresesinde 24 talebesinin masrafını üstlenmiş, aynı zamanda maişetlerini de karşılamıştır. Bölgenin dince ihyasında payı çok büyüktür. Zıhar Medresesi’nde pek çok âlim yetiştirmiştir.

Bunların en bilinenleri Koca İbrahim Hoca ve Hacı Hasan Efendidir. 1800’lü yıllarda doğmuş, 1905’te Hak’ka yürümüştür. Nakşibendi ve Halvetilik tarikatı şeyhidir. Halvetilik, Anadolu’da Mevleviye, Rıfaiye, Bayramiyye, Kadiriyye tarikatleri ile birlikte hissedilir derecede hâkimiyeti olan tarikatlerden biridir. Yükseliş devri padişahları Halveti tarikat şeyhleri yanında kılıç kuşanmıştır. Anlatıldığına göre 93 harbi (1877-1878) öncesi Hacı Hasan Efendi, 400 genç müridini Zıhar’da bulunan Kışla mevkiindeki Süleyman Şah Camii önünden dualarla harbe göndermiştir. Bunların kâmilen şehit olduğu da rivayet edilmektedir.

Hacı Hasan Efendi’nin yaşamından hatıralar ile kerametleri halk arasında halen anlatılmaktadır.

Hacı Hasan Efendi keramet sahibi hak dostu Allah (C.C.)’nün izni ile zaman, zaman keramet gösteren bir zatmış. 63 tane öğrencisi olduğu Refahiye, Agvanus, Çamoluk, Zara’dan müritlerinin bulunduğu anlatılmaktadır.

-Oğlu Hacı Ahmed Hoca Hac vazifesi için gittiği seyahatten gemi ile dönerken tehlike içinde olduğu Hacı Hasan Efendiye malum olur. Hemen hanımına seslenerek çabuk ibrikle leğeni getir abdest alacağım der. Hanımı ne oldu niye birden telaşlandın deyince sen çabuk ol Ahmed tehlikede der. Ve abdest alarak eline yabayı alır ve bir takım hareketler yapar. Bunu görenlerden yanında bulunan diğer oğlu Molla Hüseyin eyvah babam Hacı Hasan Efendi rahatsızlandı diye söylenir. Nice sonra oğlu Hacı Ahmed Hoca köye geldiğinde ne oldu neler gördün diye kendisine sorulduğunda Kızıldeniz’de iken bir ara hava bozdu neredeyse alabora olacaktık ki bir yaba uzandı ve bizi dengede tuttu diye anlatır. O zaman köylü Hacı Hasan Efendinin keramet gösterdiğini anlar.

-Hacı Hasan Efendi bir gün talebelerini alarak Tepesidelik Obruğundaki Mağarada bulunan hazinenin yanına götürür ve müritlerine istediğiniz kadar alabilirsiniz der. Müritleri de ceplerini atınla doldurarak dışarı doğru yönelirler, fakat suizanda bulunarak biz bu kadar aldık acaba hoca efendi ne kadar aldı diye düşünürler. Dışarı çıktıklarında ellerini ceplerine uzatırlar ki cepleri bomboştur.

-Bölgede kuraklık yaşanmaktadır ve köylüler Hacı Hasan Efendiye gelerek yağmur duasına çıkmalarını rica ederler. O da kabul eder ve bir çuval taş toplayarak dere kenarına giderler. Orada yanındakilere uyarıda bulunarak içinizde arı söndüren, hakka tecavüz eden varsa aramızdan ayrılsın Alah’ın izni ile birazdan yağmur yağacak demiş, çuvalı dereye bırakarak dua etmiş. Bir süre sonra kara bir bulut ortaya çıkmış, gittikçe büyümüş çok şiddetli bir yağmur yaşamış. Ta ki çuvalı dereden çekinceye kadar yağmur devam etmiş, sonra yağmur dinmiş. Hacı Hasan Efendi de o yıl dünyasını değiştirmiş. Allah (C.C.) rahmet etsin. Allah’ın sevdiği ve şefaat izni vereceği kullarının şefaatinden bizleri mahrum etmesin.

-Hacı Hasan Efendinin vefatından sonra oğlu Hacı Ahmet Hoca da vefat eder. Köylü onu defnederken kabristanlar ile Könger Tepesi ve Burga Baba’dan top sesleri duyulur. Köylü bu durumu Hacı Hasan Efendinin oğlunu karşıladığı şeklinde yorumlar.

Saygılarımla..
Murat Dursun Tosun
muratdursuntosun@wordpress.com

YORUMLAR
  • yorum2017-02-06 07:33:33halil erarslan

    evet arkadaşlar allah dostlarının herzaman var olduğunu unutmamak lazım onlar mevlaya nazlarıgecen zatlardır mevlam beni onların yüzü suyu hürmetine hidayete erdirir inşallah

Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Ankara Alucralılar Derneği Kuruluyor

Ankara Alucralılar Derneği Kuruluyor

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
alucrahaber