Ana Sayfa Kültür / Sanat Büyük Ulema Şeyh-i Şeyrani Hazretleri

Büyük Ulema Şeyh-i Şeyrani Hazretleri

Hemşerimiz araştırmacı Murat Dursun Tosun kaleminden çıkan değerli bir eser kitaplaştırıldı.

Giriş Tarihi: 2 Şubat 2018 Cuma 15:45
Büyük Ulema Şeyh-i Şeyrani Hazretleri

Şahsi fikrim, bir Alucralı olarak Alucralıların şu davul zurnaya, eğlenceye olan merakının az birazı kültürüne, örf adetlerine dahası tarihine karşı biraz daha fazla olsa olsaydı inanıyorum ki ilçemiz kültürel anlamda çok daha farklı bir yerde olurdu.

Allah razı olsun Alucra'nın bir delisi var, emekliliğinden sonra kendini Osmanlı Arşivlerinde Alucra'ya adayan bir deli. O kardeşimiz geçmişimizle alakalı tüm bilgi ve belgeleri günümüz Türkçesine tercüme edip zaman zaman kendi blogundan bazen bu siteden yayınlıyor. Allah Murat Dursun Tosun'dan razı olsun. Alucra adına yaptığı hizmetlerden maddi bir beklentisi olmadan yaptığı bu kadar eser bizim kültürümüze ışık tutacaktır. Üzüntü duyduğum Alucra Derneklerinin, Alucra Vakfının böylesine değerli eserler hazırlanmasına zamanını veren bu eserleri telif eden birine sahip çıkmamaları.

Sahip çıkanlardan Allah razı olsun bir elin parmak sayısını geçmeselerde bu kardeşimize verdikleri desteklerle eserler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. İşte o eserlerden biride Büyük Ulema Şeyh-i Şeyrani Hazretleri.

Kimdir bu Şeyh-i Şeyrani Hazretleri derseniz inanın bir solukta okuyacağınız bir kitap sizlerle. Kitaplı alakalı önsözü hazırlayan Erdem Ekşinin aşağıdaki metninden sonra kitabı temin edemeyenler için PDF olarak linkinide paylaşıyoruz, dileyen bu değerli İslam Alimini okuyup tanıyabililir.

Bu eserin ortaya çıkmasında maddi manevi destek olan tüm emek sahiplerinden Allah razı olsun.

ÖNSÖZ

Her nere baksam Canân görünür
Her zerrede bahri ummân görünür
Rûmî vahdet libas’ına bürünür
Gerçi surette insan görünür
 
Erdem EkşiŞeyh-i Şeyrani Hazretlerinin kendi dizeleri ile söze başlamak istedim. Büyük mürşid-i kâmil, mutasavvıfı ancak bu dizeler en güzel şekilde anlatabilir. Hacı Mustafa Rumî Farûkî Çorûmî nam-ı meşhuruyla Şeyh-i Şeyrani Hazretlerini çok küçük yaşlarda tanıma imkânına kavuştum. Çok küçük yaşlarda öğrenilen her şey insan yaşamında daha kalıcı olmaktadır. Söz konusu tanışmam; Şeyh-i Şeyrani’den yaşca büyük olmakla birlikte aynı dönemde yaşamış olan annemin büyük dedesi Zıhar imamı olarak meşhur, Hacı Hasan Efendi sayesinde oldu.
 
Çocukluğumda Hacı Hasan (Gelvaris) köyüne her gittiğimde dedem olan Hacı Hasan Efendi Hazretleri’nin türbesini ziyaret eder, dua ederdik. O dönemde dedem Hacı Hasan Efendi ile ilgili her öğrendiğim bilgiden, hikâyeden Şeyh-i Şeyrani Hazretleri çıkıyordu. Büyük Şeyh, Kutub Şeyh olarak öğrendiğim ve bildiğim Hacı Mustafa Rûmî Farûkî Çorûmî Hazretlerini bu bilgiden ve ilgiden dolayı hayatım boyunca hep araştırdım, onun hakkında duyduklarımı belgelendirdim.
 
Alucra tabiri ile “yazdım-çizdim”. Şeyh-i Şeyrani’yi anlatan, tanıtan geleceğe taşıyacak bir eser yıllar içerisinde ne yazık ki yapılamadığından bu eksiklik içimde hep bir uhde olarak kalmıştı. Şeyh-i Şeyrani Hazretleri geleceğe taşınmalı ve hakkında mutlaka bir eser meydana getirilmeliydi. Allah izin verirse bir gün, Şeyh-i Şeyrani Hazretlerini yazmalı ve anlatmalı veya buna vesile olmalıydım.
 
Hemşehrim Murat Dursun Tosun Bey kitap yazma ve ilmi araştırmalar yapma konusunda gayretli bir kardeşimizdir. Kendisine konuyu açtım ve ricacı oldum. Kırmadı ve bu sevaba ortak olmak isteyerek müstesna bir eser meydana getirmeye gayret etti. Noksanlık var mıdır? mutlaka olabilir. Ancak hazırlanmış bu eserin gelecekte Şeyh-i Şeyrani, Hacı Mustafa  Rûmî Farûkî Çorûmî Hazretleri hakkında hazırlanacak diğer eserlere kâynak oluşturacağı muhakkaktır.
           
Şeyh-i Şeyrani Hazretleri Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminde ve Anadolu’nun en buhranlı döneminde yaşamıştır. Toplumda buhranın, bıkkınlığın ve kıtlığın kol gezdiği zamanda Anadolu insanına dayanma, birlik ve beraberlik gösterme konusunda büyük faydalar sağlayacak İslami ve vicdani çalışmalar yapmıştır.
 
1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı, 1856 Kırım Savaşı, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ve Balkanlardaki ırkçı isyanlar Anadolu insanı üzerinde ümitsizlik meydana getirmişti. İnsanımız üzerindeki bu ümitsizlik ve yılgınlık ortadan kaldırılmalıydı. İşte o dönemde Şeyh-i Şeyrani Hazretleri ve onun yetiştirdiği mürşidleri sayesinde bu manevi sıkıntı atlatılmaya çalışıldı. Buhranlı dönem 1923 yılı sonlarına kadar ne yazık ki devam etti.
 
Genç Cumhuriyetle yeni bir ışık ve sinerji milletimizin üzerine doğdu. Şeyh-i Şeyrani Hazretleri ve onun yetiştirdiği 303 mürşid-i kâmil sayesinde Anadolu insanı kendi arasında yek vücut olarak yeniden varolma mücadelesi sergiledi.
 
Bendeniz her sene Şeyh-i Şeyrani Hazretleri ve onun mürşidleri hakkında yeni yeni bilgilere ulaşmaktayım. Onları birleştirdikçe farklı şeyler ortaya çıkmaktadır. Erzurum ve Sivas Kongreleri ve TBMM açılış dualarını Şeyh-i Şeyrani Hazretleri’nin talebeleri yapmıştır. Dünya dua ile ayaktadır. Böyle bir tevafuk ile de insan karşılaşmaktadır.
 
Şeyh-i Şeyrani Hazretleri derinlemesine incelenmesi gereken büyük bir mütefekkirdir. Şiran’ın Sarıca köyündeki çok, çok mütevazi çilehaneyi andıran, yerin altında gömülü tek göz evden, irfan yolculuğuna çocuk yaşta çıkmış, büyük çileler çekerek, kemal’e, sıdk’a ermiş Beydilli Türkmen aşiretine mensub bir evliya, mürşid-i kâmildir.
 
“İnsan gözden ibarettir” anlayışıyla hayatı boyunca asla harama bakmak istememiş, el sürmemiştir. Yüzünü bu anlayışla yer yer peçe ile kapamış, hayatı boyunca bir abdestle iki namazı kılmamış, abdestsiz toprağa ayak basmayı günah saymıştır. Her sofraya oturmayan, yiyecek heybesini ömrünün sonuna kadar yanında taşıyan ender bir kişiliktir. Şeyh-i Şeyrani Hazretleri kelimelerle anlatılamayacak vasıfları olan İlm-i Ledün’e sahip bir mürşid-i kâmildir.
 
Onun Anadolu’da açmış olduğu ışık yol bugün hala devam etmektedir. Şeyh-i Şeyrani Hazretleri hayatı boyunca Kur’an’a, Peygamberimizin sünnetine ve İmam-ı Azam’ın yoluna sıkı sıkıya bağlı olan büyük meşayihdir. Bugün Alucra ve Şiran topraklarındaki bereket onun yaptığı dua ile ilintilidir. Allah bizlere de onun yaşamı gibi bir yaşam nasip etsin.
 
Gelecekte İnşa-Allah Gümüşhane ve Hitit Üniversitelerinin İlahiyat ve Fen Edebiyat Fakülteleri öğrencileri, Şeyh-i Şeyrani hakkında araştırma tezleri hazırlayarak İslam Tarihi’nin ve insanlığın hizmetine sunmaları beklentimizdir.
 
Erdem Ekşi
Ruhu şâd olsun. Sevgiyle kalın.
27 Aralık 2017

Kitaba Erişmek için TIKLAYINIZ.

YORUMLAR
  • yorum2018-02-03 09:01:59Murat Dursun Tosun

    Sayın Kadir Bekiroğlu, şahsi tespitinizde belirttiğiniz hususlara katılmamak mümkün değil. Alucralı bir hemşehriniz olarak 23 kitap yüzlerce makale yazdım. Elimden geldiği kadar da çalışmalarıma devam ediyorum. Alucra ile ilgili 2 makale çalışmamda devam etmektedir. Bu güne kadar bastırdığım kitaplarıma Alucralı olarak Aydın Bodur, Erdem Ekşi, İbrahim Başyurt, Sıtkı Kaptı ve Orhan Çınar imkânları ölçüsünde katkıda bulundular. Dikkat edilirse bu kişiler memur ve esnaftır. Bir de köyleriyle ilgili yaptığım çalışmaları Zıhar ve Feygas köyü dernekleri bastırdılar. Karşılıksız hazırladığım kitapları onların bastırması kadar doğal bir durum da olamaz. Ancak gerek Alucra vakfı olsun gerek iş adamlarımız olsun bu konulara çok mesafeliler. Hiç şüphesiz başka alanlarda yardım ve destekleri vardır. Ama nedense bu alana biraz mesafeliler. Bu işin çok hikâyeleri var.

Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Ankara Alucralılar Derneği Kuruldu

Ankara Alucralılar Derneği Kuruldu

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
alucrahaber