Şehidimiz Son Yolculuğuna Uğurlandı

Ana Sayfa » Röportajlar » ÇAMLIYAYLA KÖYÜ DERNEK BAŞKANINDAN ÖNEMLİ MESAJLAR

ÇAMLIYAYLA KÖYÜ DERNEK BAŞKANINDAN ÖNEMLİ MESAJLAR

Alucra'nın en Başarılı Derneklerinden Çamlıyayla Köyü Dernek Başkanı Orhan BEKTAŞ ile "Başarının Sırrını" konuştuk.

 
 
 
ÇAMLIYAYLA KÖYÜ DERNEK BAŞKANINDAN ÖNEMLİ MESAJLAR

Alucrahaber: Sayın Orhan Bey röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Çamlıyayla dernek yönetimini ne zaman devraldınız?

Orhan Bektaş: Biz teşekkür ederiz, 2008 yılı 10. ayında olağanüstü bir kongre ile görevi devraldık. 6 aylık bir yönetimin devamı olarak görevi kendi ekibimizle biz üstlendik.

Alucrahaber: 2010 Nisan ayında Çamlıyayla köyü dernek yönetimin bir seçimi olacak bu süreçte tekrar adaymısınız?

Orhan Bektaş:
Nasip olursa tekrar adayız, tabi o gün neyi gösterir bilemeyiz. Şuanda projelerimi bitirmek adına bu göreve tekrar ekibimizle talibiz.

Alucrahaber: 6 aylık bir yönetimin derneği bırakmasıyla bu göreve geldiniz, neler yaptınız çalışmalarınızı anlatırmısınız?

Orhan Bektaş:
Tabiki anlatalım, Dernekcilik anlamında ilçemizde bulunan tüm dernekler adına beni üzen bir şey vardı. Kurulan derneklerin kahve kültürünün dışına çıkmaması, kahve kültürünün dernek faaliyetlerine karşı ağır basmasıydı. Bu tabii bizim derneğimizde de böyleydi, bütün yönetimler için demiyorum ama genelde bu kahve kültürüne önem verliyordu. Değişik sosyal derneklerde görev yaptığım için sosyal aktiviteleri seven, bu etkinliklere ağırlık veren bir yapım vardı. İnsanları kaynaştırma da bir araya getirmede sosyal faaliyetler çok önemli. Köyümüz 3 mahalleden oluşuyor ve bu farklı mahallelerde oturan insanları zaman zaman bir araya getirmek zor oluyordu, bizde ekimizle oturup konuştuk insanları nasıl bir araya getiririz diye. Hemen bir bilardo turnuvası düzenledik. Akabinde 200 kişilik 20 takımın katıldığı Futbol turnuvasını düzenledik. Bu turnuvaya katılan 200 gencin yarısından çoğunu ben şahsen tanımıyordum bu vesile ile onları da tanıma imkanım oldu. Bu hedefimeze ulaştığımızın bir işareti oldu, insanları bir araya getirdik, tanışmalarına vesile olduk. Bunun dışında derneğimiz 1959 yılında İstanbul'da Alucra adına kurulan ilk derneklerdendir. Kurulduğu günden itibaren köyümüzde herhangi bir şenlik olmamıştı, bizde kuruluş yılımızın 50.yılına istinaden ilk defa yayla şenliği düzenledik. Genç ve özverili ekimizle 2 ay gibi kısa bir sürede bu yayla şenliğinin alt yapısını oluşturarak şenliğimizi organize ettik. malum ekonomik kriz nedeniyle bir çok köyümüz yayla şenliği yapmadı Çamlıyayla köyü olarak biz köyümüze ilçemize yakışan bir organizasyon yaptığımızı düşünüyoruz. Özellikle ağalık yarışıyla yayla şenlikleri bakımında şenliğimiz damgasını vurmuş oldu. 13 tane gönüllü ağa adayımız vardı, bunlar köyüne hizmet için yarışan insanlardı bizleri çok memnun etmiştir hepsine birkez daha teşekkür ederiz. İlçe Milli Eğitim Müdürü ile görüşerek 20 yıldır kullanılmayan köy okulumuzu 5 yıllığına ücretsiz köy tüzel kişiliğine devrettiler. Seçimi kazandığımız takdirde bu bina tadilat edilip köy lokali, kültürel müze evi şeklinde mevlüt yemeği, kına nişan gibi aktivitelerin yapılması için köyümüzün hizmetine açacağız.

Alucrahaber: Bunların dışında neler yaptınız?

Orhan Bektaş:
2009 yılının son günleri bir TV programı düzenlemek istedik, köyümüze yakışır bir program olması için ekibimizle bir toplantı yaptık, neler yapabiliriz onları planladık. Kaçkar TV'de Mustafa Küçük'le  görüşüp programı sadece Çamlıyayla köyünün tanıtımına ayırdık. Sağolsun Mustafa Küçük'te köyün tanıtımını en güzel şekilde tanıttı, yemeklerinden kültürel özelliklerine kadar herşeyiyle köyümüzü tanıttık. Dernek kuruluşumuzun 50. yılını da bu sosyal aktivite programımızla tamamlamış olduk. 

Alucrahaber: Köyünüzle alakalı diğer projeleriniz nelerdir?

Orhan Bektaş:
Köyümüzle ilgili ilk projemiz yönetime tekrar seçilirsek köy okulunun yeniden köye kazandırılması olacaktır. Öteden beri rahatsız eden köydeki arazilerin boş olması,  geçim kaynağı olarak alternatif projelerin olmaması, yeni kaynak arayışları gibi bir çok projemiz var, bir çok ziraat mühendisi ile görüşüyoruz. Tabii bunları samimi olarak söylüyorum dernek üyeleri bu görevi tekrar bizlere verirse bu projelerimizi teker teker hayata geçireceğiz. Nasip olursa bu işin üzerindeyiz hem köyüz için hemde Alucramız için faydalı çalışmalara imzamızı atacağız.

Alucrahaber: Şuanda köyünüzde altyapı olarak (Su-Yol-Elektirik) sorunlarınız var mı? Bunlarla alakalı çalışmalarınız oldumu?

Orhan Bektaş:
Evet sorunlarımız var, Yol konusunda köyümüzden geçen Çamoluk'a kestirme bir yol kapılıyor. Bu yol çalışmalarını takip ediyoruz, köyümüzün yolları 2 yıl önce Köydes Projesi kapsamında genişletilmişti. Diğer yol çalışmalarını da takip etmekteyiz. Su ve Elektrik konusunda sıkıntımız yoktur.

Alucrahaber: Şuan ki döneminizde yapmak isteyipde yapamadığınız yarım kalan projeleriniz var mı?

Orhan Bektaş:
Evet var, yönetime geldiğimizde en büyük hedefimiz derneğimize bir sistem oluşturmaktı, bizden sonra gelen yönetimlerde bu sistemi uygulamak zorunda kalsın ve köyümüze ilçemize faydalı olsunlar istedik. Biz yaptığımız her organizasyona geleneksel kelimesini başa koyduk ki bizden sonraki yönetimler bu çalışmalarımızın devamını getirsinler. Biz bu yönetim olduğumuz sürece sosyal faaliyetlerimiz devam edecektir. Yönetimde olmasak da bu faaliyetlerin takipcisi olacağız.

Alucrahaber: Dernek üyeleri 2. kez size yönetim için yetki verdiğinde kadronuzda değişiklik olacak mı?

Orhan Bektaş: Dernekcilik tamamen gönül, ekip ve heyecan işidir. Heyecanın bittiği yerde bu işide bırakmak lazım bende heyecanımı bitirdiğim anda bu işi bırakıp altdan heyecanla aşkla gelen kişilere görevi devretmeye hazırım. Şuandaki yönetimimizde heyecanını yitirmiş, iş yoğunluğundan dernek çalışmalarına katılamayan arkadaşlarımız var. Bu noktada değişiklikler olup hizmet etme heyecanı ile göreve hazır bir ekiple tekrar yönetime talip olacağız.

Alucrahaber: Derneğiniz ilköğretim ve üniversite öğrencilerine burs veriyor mu?

Orhan Bektaş: 2009 yılı itibariyle Burs ve zekat fonu oluşturup, Ramazan ayında zekat dağıtımı yapıldı. Burs konusunu da noktalamak üzereyiz 2010 yılı içerinde bursları dağıtacağız.

Alucrahaber: Alucra'nın nüfusu git gide kan kaybediyor, köyünüz için nüfusun geri dönmesi özellikle emeklilerin köye kayıtlarını aldırma adına nasıl bir çalışma içerisindesiniz?

Orhan Bektaş: Daha önce de söylediğim gibi nüfusun geri dönebilmesi için köyü daha yaşanabilir hale getirmek gerekiyor, köye yaptığımız hizmetlerde biz buna çok dikkat ediyoruz. Köydeki insanların en büyük sorunu geçim sıkıntısı. Emeklilerimiz yaz aylarında mutlaka kalıyor köylerde ama kış aylarında iklim şartlarının zor geçmesi yaşlılarımız için zor oluyor 2-3 aylığına geliyorlar İstanbul'a. Bu bizler içinde büyük sıkıntı oluyor köyde kimsenin kalmaması sıkıntı oluşturuyor. Bu Alucra'nın tüm köyleri için geçerli bir durum. Bizde projelerimizde ciddi gelir getirecek insanları köye yönlendirecek, onları orda meşgul edecek çalışmalar yapıyoruz. Böyle olursa ben inanıyorum ki gençlerimizde daha da gelmeyecektir. Bu tabi el birliği ile olmalı ben ilçemizin başta  tüm derneklerinin nüfus konusunda bir araya gelmesi tarafdarıyım. Başta Vakıfımız ve derneklerimiz nüfus için el ele verip bir çalışma yapmalıdır. Acilen Alucra Dernekler Birliği kurulmalı ve derneklerimizi Avrupa Fonlarından  katkı sağlayacak projelerle teşvik etmeli diye düşünüyorum. Nüfusun köylerimizde artırılması için birlik beraberlik çok önemli. Bu gün Şebinde nüfusun canlı olmasının daha yaşanabilir bir ortam oluşmasından köylerinde gelir getirecek ürünlerle meşgul olmarından kaynaklandığının kanısındayım. Bizde ilçemizi köylerimizi daha yaşanabilir bir hüviyete bürümek için bir arada olmamız gerekir.      

Alucrahaber: Köyünüzde nesli koruma altına alınan kırmızı benekli ve çok değerli bir Alabalık cinsi yaşamakta. Bu önemli alabalık türü ile alakalı bir çalışmanız olacak mı?

Orhan Bektaş: Açıkcası söylemek gerekirse bu Balık türü ile ilgili herhangi bir çalışmamız olmadı ama bu olmayacak anlamınada gelmez. Biz 14-15 aylık bir yönetimiz ve bu gibi işler zamanla olacak ona göre alt yapısı yapılacak işler. Bu işi yapabilmek için eğitimini almak gerektiği kanısındayım. Bir kaç Alabalık çiftliğini gezerek bu işler nasıl yapıldığını gördüm ve kolay bir iş olmadığını gördüm. Bu iş tamamen gönül işi yani çocuk gibi balıklarla ilgileniyorlar, Alabalığı değerlendirecek birde müteşebbis olmalı. Çiftlik kurmak ticari boyut kazandırmak maddi külfetli işler olduğu için dernek olarak biz bu işe şimdilik öncelik sıramızda geri planda tutuyoruz.

Alucrahaber: Alucra Vakfı ile çalışmalarınız hangi düzeyde? Nasıl bir çalışma içerisindesiniz? Vakfın çalışmalarını nasıl görüyorsunuz?

Orhan Bektaş: Vakıfla alakalı görüşlerimi bir kaç kez daha bası yoluyla dile getirmiştim. Vakıf derneklerin lokomotifi olması lazım, bu noktada sıkıntılıyım. Şuan ki sistemden kaynaklanan problemlerden ötürü Vakıf tam anlamıyla görevi ifa edemiyor. Seçilmiş bir 64 kişi var bu kişilerin dışında Vakıf yönetimine girilemiyor, daha önce de söylediğim gibi bu iş heyecan işdir, vakıf kurulalı 12 yıl olmuş kurulduğunda 50 yaşında olan bir yönetici şuan 62 yaşında ve git gidede yaşlanan üretim yapamayan bir durum söz konusu. Acilen bence bu yönetmelik değiştirilerecek yönetime gönüllü heyecan katacak kişiler talip olmalı. Vakıf Sistem maalesef 64 kişinin dışına çıkmadığı için tıkanıyor biz buna çözüm bulmamız lazım. Alucramızın sorunlarına böyle giderse kesinlikle Vakfımız çözüm üretebilecek konumda değildir, sistem değiştirilmediği takdirde çözüm üretebilmesi için mutlaka Alucra Dernekler Federasyonu kurulmalıdır. Çamoluk, Şebinkarahisar bu anlamda daha aktif bir yapıdadırlar. Alucranın ileri gelenleri ve tüm dernekleri kesinlikle Dernekler Fedarasyonunu kurmalıdır.   

Alucrahaber:  Kurulacak olan bu dernekler fedarasyonunun işleyişi nasıl olmalı?

Orhan Bektaş: Her dernekten biri dernek başkanı olmak üzere 2 yönetici olmalı. Tüm dernekler yöneticileriyle biraya gelinip bir yönetim belirlenmeli ve mutlaka ayda 1 kez düzenli istişare toplantısı yapılmalı. Dernek yönetimindeki arkadaşlarla konuşuyoruz bazen, faal derneklerden birkaçı ile bir araya helelim istiyoruz. Sağolsunlar sayıyorlar 32 dernekden 3-4 tn dernek çıkıyor ortaya.  Suyurdu gibi büyük bir köyün derneği faal değil bunun gibi nice derneklerimiz var. Dernekler federasyonu bu dernekleride canlandıracak yapıda olmalı, onlara görev verecek görev sonucunda rapor isteyecek bu şekilde bir heyecan bir gayret ortaya çıkaracak. Biz köyümüzün faaliyetlerini işte insanlar görsün teşvik olsun diye medya yoluyla duyuruyoruz. Derneklerimiz duyarsız olmasın onlarda birşeyler yapsın istiyoruz. Dernekler arasında bir yarış olmalı, bu yeni güzellikler ortaya katacaktır. Alucra Vakfına ait bir binamız var ben bu binayı Alucra Vakfına yakıştıramıyorum, Alucra Kültürünü sergileyecek hiç bir görsel argüman maalesef Vakıf binamızda yoktur. Çamoluk derneğini bir görün, Yenice derneğini bir görün bakın bir mukayaese edin Alucra Vakfı binasıyla, maalesef biz bu konuda da geri kaldık. Kültürümüzü tanıtacak bir oda bile yok binamızda. Sinema salonu, spor salonu, konferans salonları düğün nişan gibi etkinlikler için çok amaçlı salonları olan bir binası olmalı Alucranın. Tam teşekküllü bir kültür merkezi artık Alucra için şart olmuştur.

Alucrahaber: Bu federasyon Alucra'ya faydası ne olur?

Orhan Bektaş: İnsanlar sizin çalışmalarınıza, gayretlerinize samimiyetinize güvenirse iş çok kolaylaşıyor. Güveni kazanmış bir yönetimle işe başlamak lazım. Alucra çok ciddi bir potansiyel barındırıyor. Alucramızın İstanbuldaki esnaf ve iş adamı alanında çok büyük bir potansiyeli var. Bu potansiyeli açığa çıkarırsak çok büyük işler başarırız. Bunuda kesinlikle Dernekler Federasyonu ile bir olarak başarabiliriz. Ayrıca vadide de Şebinkarahisar il yapılmalıdır. Vilayete uzaklık bizi yatırımdan mahrum bırakmıştır. Bu sadece Alucranın değil Şebin ve Çamoluk içinde geçerlidir. Alucra Vakfı Şebinkarahisarın illiği konusunda yakın bir zamanda çalışması yoktur varsa da ben hatırlamıyorum. Kurulan dernekler federasyonu ile ses getirecek bir çalışma ile mutlak surette vadide bir il olması için çalışma yapılmalıdır. Biz çamlıyayla derneği olarakta bu dernekler fedarasyonunun içerisinde aktif olarak göreve talibiz görev ne olursa olsun yapmaya hazırız. Biz halka hizmeti hakka hizmet düsturu kabul ederek çalışmanın gayretindeyiz. İnşallah tüm dernek yöneticisi arkadaşlarımızla bir araya gelip böyle bir çalışma yapmış oluruz. Birde tüm dernek üyelerine başkanlarını seçerken seçici olmalarını kültürlü ve bilgili kişileri seçmelerini tavsiye ederim bu şekilde hem köyleri hemde ilçemiz kazanmış olur. 

Alucrahaber: İlçemizi Giresun'a bağlayan Kurtbeli yolu yılbaşında karayolları ağına alındı, bu yolla alakalı düşünceleriniz nelerdir?

Orhan Bektaş: Yol Medeniyetin bir göstergesidir, 3.5 saat lik bir eğribel çilesini daha tehlikesiz daha düzenli ve daha kısa bir yolla Giresun'a gidebileceğiz. Ama ilçemizin kalkınması adına çözüm bu değildir. Dediğim gibi Vadi'de mutlaka bir il gereklidir, biz bu İL konusunda çalışırsak ilçemiz için daha faydalı oluruz. Ben özellikle illik konusunda Şebinkarahisar'ın bunu hak ettiğini ve il olması taraftarıyım.

Alucrahaber: Çamlıyayla Kadın Kolları adı altında yeni bir teşkilatınız daha oldu, nelerdir bayanların çalışmaları bilgi verirmisiniz?

Orhan Bektaş: Kadın kollarını kurma fikri yönetime gelir gelmez ilk icratlarımızdan biriydi. Kurtuluş savaşını bu millet Kadınlarla kazandı, kadınların önemi ortaya çıktı. Türk kadını istediğinde neleri başarabildiğini ispat etti, biz dernek yönetimi olarak kadınları eve kapansın istemedik, 15 günde bir araya gelip dini sohbetler çay partileri gibi kadınları birbirlerini tanıma adına güzel işler yapılıyor. Yerel tatlar festivali ve Mustafa Küçük'ün programında Kadın Kollarımız kültürümüzü yemeğimizi tanıtma adına önemli bir çalışma yapmıştır. Birkez daha başkanları Zeynep Meneşe hanım ve emek sahibi tüm yönetime teşekkürlerimi sunarım.  Yönetime gelerek bir folklor ekibi kurduk, ben iddea ediyorum ki hiç bir köyün folklor ekibi bizim ekibimiz kadar iddealı ve gayretli değildirler çok güzel bir ekimiz var. Gençlere kültürümüzü tanıtma adına önemli bir çalışmaydı. Yakın zamanda folklor dersleri bile vermeyi planlıyoruz. Bunları da kadın kollarımız düzenliyor organize ediyor.

Alucrahaber: Alucra'nın gelişmesi ve kalkınması hakkında neler yapılmalı, ne düşünüyorsunuz?

Orhan Bektaş: Öncelikle sorunların çözümü için ekip oluşturulmalı. 4 dönemdir dernek yöneticiliğinin farklı kademelerinde görev aldım Vakıf bünyesinde kalkınma alanında bir çalışma organize edilmedi, proje geliştirilmedi. Canla başla çalışan Halil Gülal abide imkanlarını maksimum seviyede yaparak üniversite yapımı için çalıştı. Proje anlamında hiç bir çalışma olmadı maalesef. Kalkınma için öncelikli iş ekip daha sonra da Kelkit Vadisindeki ilçelerden birinin il olması şartı var. Bu ikisi olursa inanın büyüme ve kalkınma çok daha hızlanır. Yerel yönetimler ilçede tarlalar boş yatıyor neden bunu sorgulamaz anlamış değilim. Alucra soğuk diyorlar kaçamak cevap veriyorlar soğuk iklimde de yetişen ürünler var onlar ama teşvik eden kimse yok. Biz dernek yönetimi olarak yeni dönemimizde ciddi projelerle çalışmalarımızı köyümüzde yapacağız, şimdi seçim yaklaştığı açıklamıyorum görevi tekrar aldığımızda bu çalışmaları izah edeceğiz ve uygulayacağız.

Alucrahaber: Aluca'ya dernek olarak kalıcı bir eser bırakma adına bir çalışmanız var mı? Gelen gurbetci yatırımını evini köyüne yapıyor ilçede böyle bir yapılanma düşünüyormusunuz? Bu bina olabilir, fabrika olabilir teşvik ediyormusunuz?

Orhan Bektaş: Alucra'ya biz köylülerimize ev yapın dediğimizde şu cevabı alıyoruz, "biz betonlaşmadan kaçıyoruz doğayla ormanla yeşille baş başa kalmak istiyoruz bunun için köyü tercih ediyoruz" diyorlar. İnsanların doğaya bir kaçısı var Alucra'ya bina yapmamaları bana göre bu şekilde oluyor. Ama siz ilçeyi daha cazip daha yaşanabilir bir hale getirseniz bu sefer yatırım kendiliğinden gelir zaten. Biri gelir fabrika yapar biri gelir binasını yapar ama herşey yaptığı yatırımın karşısından birşeylerin olduğunu görebilmekte. Kuşburnu denildi lafta kaldı, süt ürünleri dendi ortada kaldı işte bu gibi projeler geliştirip dernekler olarak hayata geçirmek lazım bunun içinde federasyon Alucra'ya şart olmuştur .

Alucrahaber: Teşekkür ederim bizleri ağırlayıp böylesine güzel bir sohbet ortamı oluşmasına vesile olduğunuz için, eklemek istediğiniz birşey var mı?

Orhan Bektaş: Ben burdan tüm dernek başkanlarıma sesleniyorum, dernekciliğin asli vazifesi insana hizmettir. Başarılı olmak için önce insanları birbirlerine sevdirmek lazım. Gerçek banada siz insanları kaynaştırırsanız sevdirebilirseniz hakikaten başarılı olursunuz. Sevginin açamayacağı kapı yoktur. Biz tam anlamıyla başarılı olmuş sayılmayız ama ciddi bir yol kat ettik. Hangi iş olursa olsun, sevgi olursa gerisi gelir, siz yeterki sevgiyi aşılayın. Mesala bizim 3 mahallemiz 2 derneğimiz var, insanları birbirine düşürecek fitnelere fırsat verilmediği sürece başarı gelir. Biz diğer mahalle derneğimiz ile de görüşüyoruz turnuvayı birlikte yaptık. Dernek Başkanlarımız Köylerinde insanları birbirlerine karşı nasıl sevdirirler onu düşünsünler o zaman inanın Başarmışsınız demektir. Daha sonra Dernekler olarak köyler olarak birbirimizi nasıl severiz onu konuşalım bu iş o zaman alır başını gider. Hadis'de buyurulduğu üzere BİRBİRİNİZİ SEVMEDİKCE İMAN ETMİŞ OLAMAZSINIZ, İMAN ETMEDİKÇE DE CENNETE GİREMEZSİNİZ!

Buraya kadar geldiğiniz için size ve ilçemize önemli hizmetleri olan Alucrahaber.com sitesi ekibine teşekkürlerimizi sunarız.











Haber: Kadir BEKİROĞLU
 
15 Şubat 2010 Pazartesi 16:09
Okunma: 6082
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Arşiv
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:48
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:42
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:59
 
Anket
Alucra'nın Gelişiminde Öncelik Ne Olmalı?
Sosyal ve Kültürel Tesisler
Kültürel Festival ve Eğlenceler
Üniversitemizin Büyümesi ve Gelişmesi
Nüfusun ve Şehirleşmenin Büyümesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
 
Kurumsal

İçerik

    Gündem

    Siyaset

    Teknoloji

    alucrahaber