Alucra'da Tek Gündem Nüfus

Ana Sayfa » Röportajlar » Dr.Ömer Darama İle Söyleşi

Dr.Ömer Darama İle Söyleşi

İlçemizin sevilen sayılan doktorlarından Ömer Darama ile Kelkit Vadisi Gazetesi ve Şebinmedya Haber müdürü İlhan Çabukol beyin röportajı sizlerle..

 
 
 
Dr.Ömer Darama İle Söyleşi

Sayın Darama ve eşi ile Kamuran Hanımın açmış olduğu Ebru Sanatı sergisinde karşılaştık, kendisine uzun süre sormak istediğimiz Şebinkarahisar gündemine dair önemli sorular sorduk ve içten cevaplar aldık. Sayın Ömer Darama'ın Şebinkarahisar, sivil toplum örgütlerimiz ve daha birçok merak ettiğimiz konudaki görüşlerini siz değerli hemşerilerimize aşağıda sunuyoruz.......

 

 

 İLHAN ÇABUKOL: Sayın Darama sizi neredeyse Şebinkarahisar'ın ve Şebinkarahisarlıların bütün etkinliklerinde görüyoruz. Bu gün de Şebinkarahisar Vakfı Başkanı Sayın Avni İşcan'ın eşi Kamuran Hanımın arkadaşlarıyla birlikte açmış olduğu sergiye eşinizle birlikte katıldığınızı gördük. Burada birbirinden güzel eserler sergileniyor. Ebru sanatıyla ilgili sizinde merakınız var mı, ebru sanatı hakkında neler düşünüyorsunuz?

ÖMER DARAMA: Gördüğüm kadarı ile sergi çok güzel. Çok güzel resimler yapılmış. Ebru sanatı hakkında benimde merakım ve biraz bilgim var. Kendim yapamam ama ebru sanatı ile ilgili yapılmış olan eserleri seviyorum. Bildiğim kadarı ile ebru sanatı hakkında birkaç şey söylemek isterim. Yüzyıllar öncesine dayanan bir Osmanlı sanatı. Ebru, yoğunluğu kullanılan muhtelif maddelerle arttırılmış bir sıvı üzerine, topraktan elde edilmiş boyaların fırçalarla serpilmesi ile elde edilen desenin kâğıda aktarılması şeklinde gerçekleştirilen bir kitap ve kâğıt bezeme sanatıdır. Bu işi yapmanın gerçekten çok zor olduğunu düşünüyorum. Burada Kamuran Hanımı ve arkadaşlarını tebrik ediyorum, çok güzel eserler çıkarmışlar. Ebru sanatı öğrenmesi çok zor, çok özveri isteyen, yetenek ve teknik beceri isteyen bir sanattır.

 DR. DARAMA: DERNEKÇİLİK İYİ DEĞERLENDİRİLİRSE TOPLUM İÇİN ÇOK FAYDALI. AMA BAZI ARKADAŞLAR BUNU SADECE BİR ETİKET OLARAK KULLANIYORLAR.

İLHAN ÇABUKOL: Hocam bu kadar sosyal etkinliklere katılan bir kişi olarak fırsatını bulmuşken, güncel konular hakkında da görüşlerinizi okurlarımızla paylaşmak isteriz. Bizim coğrafyamızdaki Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ile ilgili sosyal faaliyet yapan sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? Bu bölgelerde çok güçlü bir dernekçilik anlayışı var. Dernekçiliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

ÖMER DARAMA: Dernekçilik her şeyde olduğu gibi iyi kullanılırsa iyi değerlendirilirse, toplum için, sosyal hayatımız için çok faydalı. Ancak bazı dernekçilik yapan arkadaşlar bunu sadece bir etiket olarak görüyorlar. Bir isim yapak için kullanıyorlar. Dernekçilik, cemiyetçilik çok özveri isteyen önemli bir konudur.

Ben sosyal hayatı çok seven bir insanım. 1980–81 yıllarında Konya'da Karadenizliler Derneğinin kurulması için yardımcı oldum. Orada dört sene gümbür gümbür Karadenizliler Geceleri yaptık. Karadenizlileri Konya'da çok iyi bir şekilde temsil ettik. Hatta ben Ordu Spor'un gecesi için Konya'dan Ordu'ya gittiğim zaman Kamil Sönmez benim salonda olduğumu duymuş, beni çağırdı ve "bütün Ordu'luların içinde Dr. Ömer Darama, Orduyu, Giresun'u ve Karadeniz'i en iyi şekilde temsil ediyor, teşekkür ederim" dedi. Bunun yanı sıra ben Giresun Derneğinin ve Vakfının üyesiyim. Şebinkarahisar Derneğinin ve Vakfının üyesiyim. 1962'de kurulan kendi derneğimizin de üyesiyim. Bizim kendi dernek binamız var. Daha Pazar günü kahvaltımız vardı. Dernekçilik çok özveri ister. Tabi bu özverili insanların derneklerine dernek binası, dernek lokali kazandırmaları da lazım. Mesela bizim derneğimiz, başka derneklerden şakır şakır para kazanıyor.

Eğer dernek lokali kiralıksa bunu yürütmek, ancak dernek başkanlarının özverisi ile oluyor. Örneğin Şebinkarahisar Vakfının yeri var ama inşallah derneği de çok güzel bir yer alır.

Şebinkarahisarlılar aktivitelerini, düğünlerini, nişanlarını kendi yerlerinde yapabilmeli. İşte bizim derneğimiz her hafta doluyor, buda derneğe çok güzel bir gelir sağlıyor. Derneklerin üyelerinin bir defa yardımcı olup fedakârca davranıp derneğe bir mülk alması gerekir. Hatta o yerin bir getirisi olursa buda çok güzel bir şey olur. İnsanlarımız İstanbul'un çeşitli yelerine dağılmış, İstanbul'un 15–16 milyon nüfusu var diyorlar. İstanbul Tuzla'dan başlayıp Silivri'ye kadar hemşerilerimizden, Giresunlu, Şebinkarahisarlı, Alucralı olanlar her yere dağılmış buralarda oturuyorlar. Bu insanlar işte bu dernekler sayesinde bir araya geliyorlar. Birbirini görmeyen insanlar buralarda birbirlerini görüyorlar. Yani kısacası dernekçilik çok iyi bir şey ama dediğim gibi iyi niyetle çalışıp özveriyle, hemşerilerinin sorunlarını sıkıntılarını paylaşması lazım. Sonuçta dernekler sivil toplum örgütleridir. Ona göre siyasetçilere, politikacılara sorunlarını şikâyetlerini ileterek üyeleri için çok faydalı işler yapabilirler.

DR. DARAMA: GEÇENLERDE BİR ARKADAŞIM BENİM YÜZÜMDEN BİR YEMEK KAYBETMİŞ.

BİRİSİ ŞEBİNKARAHİSARLI, BİRİSİ ALUCRALI DEMİŞ. İDDİAYA GİRMİŞLER...

İLHAN ÇABUKOL: Hocam sizin Şebinkarahisar'ın gündemini çok iyi takip ettiğinizi biliyoruz. Siz ne kadar Alucralı olsanız da aramızda bir fark yok. Şebinkarahisarlılar sizi gerçekten çok seviyor ve saygı duyuyor. Sizi hatta Şebinkarahisarlı olarak görüyorlar.

ÖMER DARAMA: Çok teşekkür ediyorum. Geçenlerde bir arkadaşım benim yüzümden bir yemek kaybetmiş. Birisi Şebinkarahisarlı, birisi Alucralı demiş. Tabii fark etmiyor. Ben Alucra doğumluyum ama ben daha Alucra Vakfına kayıt olmadan Şebinkarahisar Derneklerine üye idim. Her sene gidiyorum. Şebinkarahisar'da kalıyorum. Orada çok değerli dostlarım var. Hatta Şebinkarahisar'da nüfus sayımı yapılacağı zaman benim nüfusumu Kütküt mahallesine yazdılar. Ben oraya sayıma gittim. Ben hiçbir etkinlikten geri kalmıyorum. Hatta geçen yıl Şebinkarahisarlılar Derneği Kızılcahamam'da etkinlikler yaptı. Oraya eşimle beraber gittik. Eşim Ayşe Hanım çeşitli seminerler verdi. Yani biz Şebinkarahisar'ın hiçbir faaliyetinden geri kalmıyoruz.


DR. DARAMA: ŞEBİNKARAHİSAR'IN HAKKI YENDİ, HALA İL OLAMADI...

İLHAN ÇABUKOL: Hocam bu noktada şunu sormak istiyorum. Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği ve Vakfının son zamanlarda yapmış olduğu İllik konusunda ki girişimlerini çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Şebinkarahisar il olmayı hak ediyor mu?

ÖMER DARAMA: Şebinkarahisar il olmayı hak ediyor. Hatta şunu söyleyebilirim. Belki ben bu konuda fanatik davranıyorum. Bundan üç dört sene önce dikilitaş'ta üç dört arkadaş konuşuyorlar. Şebinkarahisarlı arkadaşlar, Şebinkarahisar'ın il olması lazım diyorlar ama bunu yeterince savunamıyorlar. Bu arada ben devreye girdim ve aynen şu ifadeleri kullandım. Şebinkarahisar'ın geçmiş bir tarihi var. Şebinkarahisar'ın çok köklü hatta Türkler 1071 Malazgirt Savaşıyla Anadolu'ya girdiği zaman, ilk olarak Erzincan'ın Kemah'ı, Sivas'ın Divriği'si, Giresun ve kazalarında da ilk Şebinkarahisar'a yerleşmişlerdir. Daha sonra Şebinkarahisar'a yerleşen boylardan gelenler yavaş yavaş Batıya doğru gelmiştir. Gerçekten Şebinkarahisar'ın çok köklü bir geçmişi ve tarihi var. Yani Şebinkarahisar'ın hakkı elinden alındı. Hatta ben size şunu söyleyeyim, bakın Çeşmedeki Kerasus Hotel, Giresunluların. Sahibi Giresun Lisesinden arkadaşımdır. Selim Başar, eski Giresun Spor Başkanı, bizi davet etti, otelinde misafir olduk. Selim Başar'ın Otelinde, Çeşmede, otelin alt katında bir baktım 1906 yılında çekilmiş Şebinkarahisar'ın resimleri var. O başında fesli olan insanlar Şebinkarahisar meydanından yukarıya doğru çıkarken Fatih Camiine veya Kaleye doğru giderken o zaman bile meydan çok kalabalıkmış. Birde başka bir şey söyleyeyim. "Bağrından Türkiye de iki tane vilayet çıkarmış başka yer yok". Ama kendisi şu anda kaza durumuna düşmüş. 1700 yıllarında Karadeniz sahilindeki Ordu vilayeti Şebinkarahisar'a bağlıydı. Bunu nerden biliyorsunuz dersen Orduda Tarihçi Sıtkı Çebi var ben onun kitabını okudum. Sıtkı Çebi'nin kitabında, Ordu Şebinkarahisar vilayetine bağlıydı diye yazıyor. Yani Giresun'da vilayet oldu, Ordu'da vilayet oldu. Ama ne yazık ki Şebinkarahisar olamadı. Hakkı yendi halada devam ediyor.

Ben Şebinkarahisar'ın vilayetliği için en ufak adım atan, çaba sarf eden herkese karşı çok büyük bir saygım sevgim var. Hatta ben o dikili taştaki konuşmamda Şebinkarahisar neden vilayet olmalıdır diye konuşurken oradaki diğer Suşehrili arkadaş bana dedi ki doktor bey sen niye karışıyorsun, sen Alucralısın dediği zaman ben Şebinkarahisar bizim vilayetimiz. Şebinkarahisar vilayet olunca ben 30 km gideceğim ama Suşehri vilayet olursa bir 40 km daha yol gitmem gerekecek dedim. Bunun ötesinde Şebinkarahisar çok geçmişi olan köklü bir yer. Ama biz Şebinkarahisar'ı yeteri kadar savunamadık. Ama bundan sonraki süreçte Şebinkarahisar vilayet olacak ve tarihteki yerini alacak. İnşallah Allah bize de bu mutluluğu görmeyi nasip eder.

İLHAN ÇABUKOL: Sayın Darama, bizlerle gerçekleştirdiğiniz bu güzel söyleşiden ben çok faydalandım. Bize vakit ayırdığınız için size çok teşekkür ederim.

ÖMER DARAMA: Ben de sizlere çok teşekkür ediyorum. Şebinkarahisarlı hemşerilerimin şunu özellikle bilmesinde fayda var. Şebinkarahisar'ın il olma çabalarında benden beklenen her ne varsa yapmaya hazırım. Ayrıca tüm hemşerilerime sizlerin aracılığı ile selam ve saygılarımı sunarım.

Değerli okuyucularımız, merak eden hemşerilerimiz için Dr. Darama ait bazı bilgileri sizlerle paylaşmanın uygun olacağını düşündük. Kendisi cerrah olan Dr. Ömer Darama İstinye Devlet Hastanesinden 2006 yılında emekli oldu. Sayın Darama, Mahmut Şevket Paşa Mahallesi Gürsel Sokak No: 20/2 Hisar İş Hanı Üzeri Okmeydanı/ İstanbul (Tel: 0212 238 17 17) adresinde eşi Kadın Doğum Uzmanı Ayşe Daraman ile birlikte özel muayene hanesinde hastalarına hizmet vermektedir.

Şebinmedya Haber Müdürü
İlhan Çabukol

 
31 Mayıs 2011 Salı 10:23
Okunma: 4839
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Arşiv
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:48
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:42
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:59
 
Anket
Alucra'nın Gelişiminde Öncelik Ne Olmalı?
Sosyal ve Kültürel Tesisler
Kültürel Festival ve Eğlenceler
Üniversitemizin Büyümesi ve Gelişmesi
Nüfusun ve Şehirleşmenin Büyümesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1787 - Delaware, ABD anayasasını onaylayan ilk eyalet oldu.
1836 - Martin Van Buren (1782-1862), Amerika Birleşik Devletleri'nin sekizinci başkanı seçildi.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Avusturya-Macaristan'a savaş ilan etti.
1920 - Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası kuruldu.
1921 - Kilis düşman işgalinden kurtuldu.
1923 - İngiltere'de yapılan seçimlerde Muhafazakâr Parti 257, İşçi Partisi 191, Liberal Parti 158 milletvekilliği aldı.
1932 - Muhsin Ertuğrul'un "Bir Millet Uyanıyor" filmi gösterime girdi.
1934 - Türk Kadınlar Birliği, İstanbul'da bir mitingle kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkını kutladı.
1941 - II. Dünya Savaşı: Kanada; Finlandiya, Macaristan, Romanya, ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1941 - Pearl Harbor Saldırısı: Japon uçakları Amerikan deniz üssü Pearl Harbor'u bombaladı. 5 savaş gemisi, 14 gemi, 200 uçak yok edildi, 2400 kişi öldü.
1944 - Reşat Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü çıktı.
1958 - İstanbul sokaklarında "hula-hoop" çevirmek yasaklandı.
1961 - MGK Başbakan İsmet İnönü'nün başkanlığında ilk toplantısını yaptı.
1972 - Apollo 17, ay görevine doğru yola çıktı.
1975 - Endonezya, Doğu Timor'u işgal etti.
1979 - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil öldürüldü. Olay yerine "Anti Terör Birliği" imzalı bir bildiri bırakıldı.
1983 - İber havayollarına ait bir Boeing-727 ile bir DC-9 yoğun siste Madrid havaalanının pistinde çarpıştı: 93 kişi öldü.
1987 - Paso Robles-Kaliforniya'da bir yolcu uçağı düştü: 43 kişi öldü.
1988 - Ermenistan'da 6,9 şiddetinde bir deprem meydana geldi: 25.000'in üzerinde ölü, 15.000'den fazla yaralı, 400.000 kişi evsiz kaldı.
1996 - TBMM'de harçları protesto etmek için pankart açan öğrencilerin yargılanması sona erdi; gençler toplam 96 yıla mahkûm oldular.
1999 - Düzce,Türkiye'nin 81. ili oldu.
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
 
Kurumsal

İçerik

    Gündem

    Siyaset

    Teknoloji

    alucrahaber