Ana Sayfa Röportajlar HAFIZ AMCAYLA SÖYLEŞİ

HAFIZ AMCAYLA SÖYLEŞİ

Yıllardır merak ettiğim bir husus vardı Alucra'da...Alucra'da Efendimizin Sakalı Şerif-i nereden ve nasıl gelmişti? Bu soruları cevabı verecek biri var ise oda ilçemizin emekli imam-ı hatibi Hafız Selahattin Yağcıoğlu idi.

Giriş Tarihi: 13 Kasım 2009 Cuma 16:20
HAFIZ AMCAYLA SÖYLEŞİ
Ayrıca komşu olmamız hasabiyle yıllara dayanan bir hukukumuz da vardı. İlçe de mütevazi kişiliğiyle tanınan ve yüzlerce insanın yetişmesine vesile olan bu değerli büyüğümüzle ropörtaj yapıp kaynak olarak saklamak istemiştim ama nasip değilmiş. İlçe İmam Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı Aydın Bodur ağabeyimiz benden hızlı davranak bir ropörtaj yapıp "Sıra'dan" isimli İmam Hatip Lisesi adına çıkardıkları dergide yayınladı bu röportajı. Bende bu röportajı paylaşmak istedim...

Yıllarca Alucra İmam Hatip Lisesinin Dernek Başkanlığını yaparak büyük hizmetlerde bulunmuş olan, ilçemiz mümtaz şahsiyetlerinden Hafız Selahattin Yağcıoğlu Hocamızla söyleşi...


Sıra'dan: Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Hafız Selahattin: 1932 yılında Alucra’nın, eski ismi Dellü şimdiki adıyla Yükselen olan köyünde dünyaya geldim. 1936 yılında rahmetli babamın Şebinkarahisar’ın Turpçu Köyüne yerleşmesi ile bu köyde yaşamaya başladım. İlkokulu Turpçu Köyünde okuduktan sonra Kur’an-ı Kerim eğitimi ve hafızlık için Samsun’a gittim. Samsun’da hafızlık eğitimimi tamamladıktan sonra İstanbul’da Hafız Hasan Akkuş’tan talim dersi, aşere ve takrib okudum. Daha sonra 1955’te Adapazarı’nda yaptığım askerlik dönüşümde terhis belgemi almak için geldiğim Alucra’da, Alucra eşrafının ısrarıyla Alucra Merkez Camisinde İmamlık ve Kur’an Kursu Öğretmenliğine başladım. 33 yıl görev yaptıktan sonra 1986 yılında emekli oldum. Şimdi ise bu ticarethaneyi işletmeye devam ediyorum.

Sıra'dan: Hocam, hafızlığı Samsun’da yaptığınızı söylediniz. Hafızlık yaptığınız tarihleri dikkate aldığımızda biraz sıkıntılı dönemler olduğunu tahmin ediyoruz. Bu eğitiminizden ve karşılaştığınız zorluklardan bizlere örnek olması açısından kısaca bahseder misiniz?
Hafız Selahattin: Köyümüzde ilkokul bulunduğu için pek sıkıntı çekmedik. Ancak hafızlık eğitimim, dönemin imkânsızlıklarından dolayı zorluklar içinde geçti. O zaman şimdiki gibi ulaşım imkânları olmadığı için Giresun üzerinden yürüyerek on bir günde Samsun’a ulaşabildik. O dönemde Kur’an Kurslarının kadrolu hocaları vardı, ama ne yazık ki binaları yoktu. Dolaysıyla yatıp-kalkacak, yiyip-içecek yerler yoktu. Bizim de ayrı ev tutma imkânımız olmadığı için aynı şekilde yürüyerek köyümüze dönmek zorunda kaldık. Ancak rahmetli babam benim Kur’an eğitimi almamı çok istediği için ertesi sene aynı şartlarda annemi de yanına alarak beni tekrar Samsun’a götürdü. Bu sefer kendimize barınacak bir yer ayarladık ve iki buçuk sene içersinde hafız oldum. Bu anlamda şimdiki gençlerin imkânlarının çok daha iyi olduğunu, eğitim için her türlü imkânın bulunduğunu düşünüyorum.

Sıra'dan: Hocam, 33 yıl görev yaptığınızı ve 1986 da emekli olduğunuzu söylediniz. Bu durumda sizin imamlığınız Merkez Camisinin inşasından önceye dayanıyor. Alucralılar için önemli bir mekân olan bu caminin inşası ile ilgili bir şeyler söylemek ister misiniz?
Hafız Selahattin: O zaman bu caminin yerinde ahşap bir cami vardı. Küçük olduğu için Cuma namazlarında cemaat hiçbir zaman içeriye sığmaz, dışarıda kalırdı. 1969 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünden caminin sökülüp yenisinin yapılması için izin alındı. O dönemde Alucra eşrafından merhum Lokantacı Hacı Yunus Tokaç’ın başkanlığında kurulan derneğin mensupları olarak bizler, camiye gelir temin etmek için Giresun ilinde, sahil ilçelerinin de tamamı dâhil olmak üzere dolaştık. Bunun yanında Ankara’dan İstanbul’dan da cami inşaatı için yardımlar toplandı. En önemlisi halkımız camimizin yapılması için maddi manevi her türlü desteği verdi. Özellikle her köyden bir ekip gelerek ellerinde kazma-kürek caminin inşaası için çalıştılar. O dönemde gerekli iş makineleri olmadığı için minarenin ve caminin temelleri kazma kürekle atıldı. İki sene içerisinde caminin inşaatı tamamlandı ve 1971 yılında hizmete açıldı. Burada bu vesile ile emeği geçenlerden ahirete intikal edenlere Allah’tan rahmet, sağ olanlara da hayırlı uzun ömürler nasip etmesini dilerim.

Sıra'dan: Hocam, camiden söz açılmışken sormak istiyorum. Büyük caminin avizelerinin Necip Fazıl Kısakürek tarafından seçildiğine dair bir duyumumuz oldu. Bu hususta bizi bilgilendirir misiniz?
Hafız Selahattin: Necip Fazıl seçmedi de durum şöyle oldu. Camimizin açılışından evvel heyet olarak Isparta’ya el dokuması halı almak için gitmiştik. Halıyı sipariş ettikten sonra dönüşümüzde, heyetimizde bulunan Alucramız eşrafından Mehmet Ali Karamanoğlu, camimize 13 adet avize temin edeceğini söyledi. Avizeleri almak için İstanbul’a gideceğimiz zaman, Mehmet Ali Karamanoğlu şöyle dedi. “Ben İstanbul’da hiç kimseyi tanımam. Orada tanıdığım tek kişi Necip Fazıl Kısakürek’tir. O benim dostumdur. Biz onunla askerliği de beraber yaptık. Ben onun yanına giderim, o avizeleri nerden almamı emrederse ben de gider oradan alırım.” Bundan sonra İstanbul’a gittik, merhum Necip Fazıl’ın Çemberlitaş’ta bir iş hanında yazıhanesi vardı. Benim İstanbul’da beş yıllık talebeliğim olmuştu ama Necip Fazıl’ı hiç görmemiştim. İlk defa o zaman gördüm. Epeyce yaşlı idi. Yüzleri çokça kırışmış idi. Mehmet Ali Karamanoğlu bizi tanıttı, niçin geldiğimizi ifade etti. O da bizi, avize işi yapan bir tanıdığına gönderdi ve avizeleri satın aldık. Avizelerle Necip Fazıl arasındaki ilişki de böyledir.

Sıra'dan: Hocam Merkez Camimizde birçok vilayette bile bulunmayan bir Sakal-ı Şerif var. Bu Sakal-ı Şerif’in Alucra’mıza gelişi ile ilgili bizi bilgilendirir misiniz?
Hafız Selahattin: 1955’te Merkez Cami İmamı olarak göreve başladığımda o zamanki müftümüz merhum Ahmet Paçaoğlu’na Sakal-ı Şerif hakkında malumat edinmek istediğimi söyledim. Müftü Efendi de bu hususta şunları söyledi. “Vaktiyle Şebinkarahisar’ın Alişar Köyü’nden bir hanım, Sultan Hamit Han (II. Abdulhamit) zamanında sarayda çalışıyormuş. Bu hanımın eşi de eski ismi Zil, şimdiki ismi ile Aktepe Köyü’ndenmiş. Padişah sarayda çalışan erkek ve hanımların isteklerini dinlemek üzere bir toplantı yapmış. Toplantıda herkes kendi memleketi için bir istekte bulunmuş. Bu hanım da Padişah Hazretlerine; ‘Padişahım ben sizden memleketim olan Giresun vilayeti Alucra Kazasının Merkez Camisine bir Sakal-ı Şerif himmet buyurmanızı arzu ediyorum’ demiş. Bunun üzerine padişah bu hanımın arzusunun yerine getirilmesini emir buyurmuş.” Bu hususta resmi bir evrak bulunmamasına rağmen Merkez Camisine Sakal-ı Şerif bu şekilde temin edilmiştir.

Sıra'dan: Genel olarak Alucra hakkında ne söylemek istersiniz?
Hafız Selahattin: Alucramızın, Giresun’un en eski kazalarından biri olmasına rağmen, vermiş olduğu göç gelişmesine mani olmaktadır. Her sene memleketimizden, köylerimizden sahil kesimine, Ankara’ya, İstanbul’a, İzmir’e vb. gibi şehirlere göçler olmaktadır. Bu husus memleketimizde ki esnafları ve başka yerlerdeki hemşerilerimizi üzmektedir. Bence kazamızın kalkınması için gönül birliği yapılmalı, gençlerimize iş sahası açabilmek için sanayi kurulmalı ve üniversite binaları bir an önce yapılmalıdır. Bunlar öncelikli arzumuzdur.

Sıra'dan: İmam-Hatip Liseleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hafız Selahattin: Bizler bu ülkede İmam-Hatip liselerinin çok başarılı oldukları, toplumu yönlendiren, topluma önderlik eden çok sayıda kalifiye eleman yetiştirdiği dönemleri gören kişiler olarak Türkiye genelinde İmam-Hatip Liselerinin verimli olmasını, başarılı olmasını candan arzuluyoruz. Özellikle de İmam-Hatip Lisesi mezunlarını üniversitelerde daha çok görmeyi istiyoruz.

Sıra'dan : Biz İmam-Hatip Lisesi öğrencilerine ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Hafız Selahattin: Tavsiyemiz, İmam-Hatip Lisesi yavrularımızın inancına sahip çıkan, ihlâslı, görev aldıkları yerlerde önder ve örnek bir insan olmaya gayret etmeleridir. Bu da bizim yegâne arzumuzdur.

Sıra'dan: Hocam bizlere bu değerli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ediyor, dualarınızı bizlerden esirgememenizi istirham ediyoruz.
Hafız Selahattin: Bana bu fırsatı tanıdığınız için asıl ben teşekkür ederim, Allah yardımcınız olsun.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Başkan Kaymakçı: Alucra’nın Başkenti Beyoğlu

Başkan Kaymakçı: Alucra’nın Başkenti Beyoğlu

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
alucrahaber