Öztürk Reklam
Alucra'da Tek Gündem Nüfus

Ana Sayfa » Röportajlar » İL MECLİS ÜYESİ İRFAN DİKBAŞ'LA ALUCRA'YI KONUŞTUK -2-

İL MECLİS ÜYESİ İRFAN DİKBAŞ'LA ALUCRA'YI KONUŞTUK -2-

Giresun İl Genel Meclis üyesi aynı zamanda Giresun İl Genel Meclisi Başkan Vekili İrfan DİKBAŞ'la Alucra'ya gelen yatırımları ve partisinin çalışmalarını konuştuk.

 
 
 
İL MECLİS ÜYESİ İRFAN DİKBAŞ'LA ALUCRA'YI KONUŞTUK -2-

 

...Röportajın Devamı...


Alucrahaber: Ne yapılabilir bu Nüfus’un artırılması için?

 

İrfan Dikbaş: Burada sivil toplum örgütlerine ve özellikle Alucra Vakfına büyük iş düşüyor. Tüm dernekler toplanacak ve İstanbul’da yaşayan emeklileri tespit edecekler. Bu tespit edilen emekliler ise nüfus kayıtlarını Alucra’ya alacaklar. Nüfusumuz artması demek ilçemize hizmet için paranın gelmesi demek, ilçemizin gelişmesi demektir. Bunun için herkesin duyarlı olup memleketine sahip çıkması lazım! Özellikle emeklilerimiz nüfuslarını ilçe merkezine aldırmalarını rica ediyoruz. Memleketini seven, ilçesine hizmet gelmesini isteyen tüm Alucralılar bu işe sahip çıkmalıdır.

 

Alucrahaber: Son zamanlarda ilçe insanının da tepkisini çeken Devlet Hastahanemizin 15 yataklı ilçe hastahanesi haline getirilmesi durumu hakkında ne diyeceksiniz?

 

İrfan Dikbaş: Hastanemiz aslında 75 yatak kapasiteli, mevcut imkanlarıyla da oldukça iyi bir hastahane pozisyonunda. Asıl sorun şöyle…Haftalık hasta sayısının yeterli sayıda olmaması ve merkezi sistemle hastahanenin bakanlık tarafından gelir gider hesaplarının hasta sayısına göre belirlenmesi hastahanemizin bu seviye gelmesinin en temel nedeni. Yoksa hastahanemizin diyaliz ünitesi de var, geçici görevle gelen diyaliz doktorları yaz aylarındaki hasta yoğunluğuna göre hizmet vermekte ama bu sezonluk bir durum olduğu için tam anlamıyla kullanılamamakta. Sayın Vekilimiz Canikli’ye 15 yataklı durumuna gelmesinde sitem ediliyor, aslında sayın Canikli olmasa hastahaneyi hepten elimizden alacaklar bundan kimsenin haberi yok. Şuanda hastahanenin bu durumda olmasının nedeni başta da söylediğim gibi nüfusun yeteri derecede olmaması, hasta sayısının az oluşundandır.     

 

Alucrahaber: Alucra halkının çalışmalarını nasıl görüyorsunuz?

 

İrfan Dikbaş: İlçemizde maalesef her şeyi devlet versin bende yiyeyim anlayışı var. Her şeyi devletten bekliyoruz maalesef. Hayvancılık şuanda ilçemizde en popüler meslek olması gerekirken insan 500 TL gibi asgari ücretle olsun İstanbul’da olsun diyerek karın tokluğuna gurbete çıkmakta. Halbuki ilçede etin kilosu 15-17 TL arasında. Biz hayvancılığı doğru dürüst bilmediğimiz için yapamıyoruz, dahası tembeliz, her şeyin başı tembellik! Devlet 400 bin TL para harcadı Kamışlı deresinde kanalla suyu Tepe Mahalleden geçirerek ilçenin bir başından bir diğer başına su götürdü. Ama bağ,bahçe yapan yok. Alucra’nın büyük esnaflarından Halil Dikbaş örnek olsun diye seracılık yapıyor,organik mahsul yetiştiriyor. Ama maalesef ilçemizde 5 kişiyi geçmez sera yada tarımla uğraşan. Herkes tembelliğe alışmış maalesef. Tarlalarda otları biçenler otları başkalarına vermek için yer arıyor, birini de buldu diyelim. Bulduğu kişide arabasını da tut, yüklet de öyle ver diyor, her şeye hazırcılık. Tarım bakanlığı genelge yayınladı, yayınlanan genelgeyi getirdim Alucra’da bodur kiraz, bodur ceviz yapmak için yer arıyor teşvik veriyor ağacığı dikip destek oluyor ama maalesef ilçe halkından talep eden yok!    

 

Alucrahaber: Sayın Vekilimiz Yenice Beldemize köprü yapımı için para gönderdi, ilçemizin Şiran girişinde olan Sanayi Köprüsünün maalesef zamanla gelen sel sularından temelleri zarar görmüş durumda. İlçemize bu konuda sizin vesilenizle yardımcı olamaz mı? Bu talebi iletemez misiniz?

 

İrfan Dikbaş: Devlet Su İşleri (DSİ) Kamışlı-Karaağaç arasında sel baskınlarına karşı yaptırdığı dere kenarlarındaki koruma duvarlarının dışında Alucra-Şiran istikametinde olan Sanayi Köprüsünü de yapacak. Bunun dışında 4 tane sulama 1 tanede içme suyu kanalı projesi yapacaktır. İlçemizin yaz aylarında su sıkıntısını gidermek için bu projeye ağırlık veriyoruz. Köylerimizde su sıkıntısı yok ama köy evlerinde de su şebekesi yok. 2010 yılı içerisinde Yeşilyurt köyü yaylasının yukarısına yaklaşık 1900 metre rakıma bir gölet projemiz var. Bu göletteki su ile Kovata diye adlandırdığımız 20’ye yakın köyümüze içme suyu projemiz var. Şuanda bu bahsettiğimiz şey proje aşamasında ve büyük bir proje! DSİ gölet projesini İl Özel İdare de kanal çalışmasını yaparak bu çalışmayı bitirecek Allahın izniyle. Bunların dışında Çalgan ve Yeşilyurt köylerine yapılacak göletler etüt aşamasına, Karabörk Köyüne yapılacak gölet ise planlanma aşamasında inşallah Milletvekilimizin gayretleriyle de ihale aşamasına gelecektir.     

 

Alucrahaber: Köylere yol su elektrik dışında başka yatırımınız var mı?

 

İrfan Dikbaş: Var tabii ki, 17 köyümüzün kanalizasyon çalışması bitirildi. Bunların dışında köy konağı yapıyoruz. Karabörk Köyü Köy Konağı şuan faal olarak köy halkına hizmet veriyor. 2009 yılı içerisinde Koman Köyü konak talebinde bulundu oraya başlandı. Bunu da şöyle yapıyoruz, İller Bankası Kaymakamlığımıza köy konakları için yaklaşık 42 bin TL kadar bir para yolluyor. Köy konağı ise 100 bin TL tutuyorsa bunun 42 bin TL’yi bu amaçla veriyoruz geri kalan parayı da köy derneği ve muhtarı kendi aralarında toplayıp Köy Konağını hizmete açıyorlar.  

 

Alucrahaber: İlçemize yeni bir hükümet konağı yapılacağı söyleniyor var mı böyle bir çalışmanız?

 

İrfan Dikbaş: Evet doğrudur, böyle bir çalışmamız var. Eski Sağlık Ocağı olarak kullanılan araziye Hükümet binasını yapacağız, mevcut binayı da Adliye olarak Adalet Bakanlığı bünyesine tahsis edeceğiz. 2010 yılı içerisinde Hükümet binasının yapım çalışmasının başlayacağını düşünüyoruz, proje aşamaları bitmiştir.

 

Alucrahaber: Bu yıl ilçemize Mobesa Kamera sistemi kuruluyor mu?

 

İrfan Dikbaş: Evet kurulacak, bütçemizde bu sene Mobesa maliyetinin bir kısmını ayarladık bu sene ihaleye çıkılacak ilerleyen aylarda inşallah oda bitecek.

 

Alucrahaber: İl özel idaresi, Belediye, Kaymakamlık üçünün ortak çalışmasıyla eski hayvan pazarının yanına temelini attığı bir kuşburnu fabrikası meselesi var. Oranın akıbeti ne olacak?

 

İrfan Dikbaş: İlçemizde yeterli sayıda aşılı kuşburnu yok. Olmayan kuşburnu için maalesef zamanında öyle bir bina yapılmış. Bizde binayı kurtarmak görüntü kirliliğini ortadan kaldırmak için, üzeri kapatıp Kaymakamlığın yada il özel idaresinin malzeme deposu yada soğuk hava deposu haline dönüştürülebiliriz. Kaymakamımız Gürbulak Köyü için bir soğuk hava deposu sözü yaptırmayı düşünüyor. Bu köyde yetişen Pancarları daha uzun süreli muhafaza etmek adına örnek bir çalışma. Belki pancar üretimi kar getirecek sayıda olursa bu kuşburnu fabrikası için yapılan binayı turşu fabrikasına dönüştürebiliriz de. Buranın mülkiyeti arazisi Belediyenin bina ise özel idarenin biraz durumu farklı.

 

Alucrahaber: İlçemizde uzun zamandır müdürler vekaleten idare ediliyor, asaleten müdür ataması neden yapılmıyor, sayın vekilimiz bu konuda yardımcı olmaz mı?

 

İrfan Dikbaş: Şimdi şöyle izah edelim mesela müftümüz yok uzun zamandır, ilçeye atanan en son müftü 3 gün bile durmadan yurt dışı görevi ile ilçeden ayrıldı ama kadrosu hala Alucra’da gözüktüğü için buraya atama olmadı. 3 ilçemizin müftüsü yoktu, ilçemizin değerli bir büyüğü ve vekilimizin desteği ile müftümüz atandı. Bunun dışında bir asaleten bir mal müdürü bekliyoruz, onunda ataması yakında olacak. Hepimizin arzusu gelen müdürlerin asaleten atanarak gelmesi ama şartlar ve ilçenin sosyal konumu, gelişmişliği ve nüfusu tayin isteyecek asaleten atanacak kişilerin takibinde olduğu için maalesef olmuyor ama vekaleten işler aksatılmadan yürütülüyor.

 

Alucrahaber: Alucra’da memurlar doğu görevi (şark hizmeti) kapsamında değil mi? 

 

İrfan Dikbaş: Maalesef değiller, eğer Alucra şark bölgesi olmuş olsaydı inanın hiçbir dairesinde vekil müdür bulamaz hepsi asaleten atanmış kendi istekleriyle gelmiş kişiler olurdu. Bu gün Şiran Alucra’ya 35 km mesafede ama şark hizmeti görüyor. İlçeyi ayakta tutan ekonomisini canlandıran memurlarıdır. Şiran’da görev yapan memur hem Alucra’da ki memurdan fazla maaş alıyor hem de şark görevini tamamlamış oluyor. Bu kalkınmasında da çok büyük bir öncelik tanıyor o ilçeye.

 

Alucrahaber: Alucra ilçe iken Şiran Köy gibi bir yerdi, Çamoluk, Şebinkarahisar, Şiran gibi ilçelerin Merkez diye tabir ettikleri merkezi bir ilçe idi. Bu gün baktığımızda köy dediğimiz Şiran Alucra’yı solladı geçiyor, Alucra ise hep yerinde sayıyor, bunun sebebi Şiran’ın şark bölgesi olması mı?

 

İrfan Dikbaş: Şark bölgesi olması bir nedendir, memurlar için buralar şark bölgesi olmasından dolayı en fazla talep edilen yerlerden birisidir. Asıl nedeni ise ilçeler bazında kalkınmada öncelikli ilçeler arasına girmektir. Biz daha bu kalkınmada öncelikli ilçeler konumuna 4-5 sene önce girdik. Şiran çok daha önceleri bu kalkınmada öncelikli ilçeler arasına girdiği için yatırımı devletten fazlasıyla almıştır. Bu gün Şiran’da 3 tane çalışan fabrika var, devlet teşvik ediyor. Röportaja başladığımızdan beri haykırdığım bir konu var, aslında işin başı birazda o! Şiran’ı ayakta tutan temel şey Nüfusudur. Göç verse de mutlaka nüfusunu çoğaltmış, gurbetteki yaşayanlarını tespit ederek ilçelerine geri getirmişlerdir. Bizde bunu başarırsak inanın Alucra çok daha güzel ve yaşanır bir şehir olur.  

 

Alucrahaber: Alucra’ya yatırım gelen yatırım sizce yeterli düzeydemi?

 

İrfan Dikbaş: Alucra’ya gelen yatırım gönül isterki çok daha fazla olsun, hiç bir sıkıntısı olmasın. Ama mümkün değil, sadece Alucra yokki, diğer ilçelerimizi de göz önünde bulunduruyoruz. İller Bankası ortaya bir yatırım pastası koyuyor, bunuda ilçeler Nüfusuna göre pay ediyor. Bizim Nüfusumuz git gide düştüğü için pastadan aldığımız payda düşüyor. Köy derneklerimiz birleşse bir araya gelse nüfuslarını köylerinde gösterse kişi başı gelecek parayla ilçemize çok daha fazla yatırım payı alırız.

 

Alucrahaber: İlçemize tayin olan memur, asker yada diğer kamu kuruluşlarında görevli insanlar ilçenin sosyal alanlarda geri kaldığını sosyal bir tesisin olmayışından şikayetci. İlçemize il özel idaresi tarafından projelendirilerek yakışır bir sosyal tesis yapılamaz mı? Mesala ekin festivali yapılan ormanlık bölgeye yaz kampı tarzında insanların gelip 15 gün tatil yapacağı içinde havuzu yürüyüş alanı olan bir kamp alanı gibi..

 

İrfan Dikbaş: İlçemizde bu alanda il özel idaresi tarafından yapılan tesisimiz çok amaçlı kapalı spor salonudur. Birde şöyle başka bir konu var, Alucra’da herkes milliyetcidir, Vatanını Bayrağını Toprağına çok sıkı bir bağla bağlıdır. 36 tane köyümüz var, gurbette yaşayan insanlar geliyor yatırımı köylerine yapıyorlar, ilçeye çivi çakan yok maalesef. Alucra’nın en büyük köylerinden Boyluca, Doludere, Köklüce gibi köylerimiz var ama ilçede bir tane binaları yok! İlçenin en zengin köyleri bunlar ama ilçeye yatırım yapmıyorlar, ilçe merkezlerinde bir tane iş yer, yada ev yapan yok. Mesala Şiran’ın köylüleri gelip ilçelerine süt fabrikası yaptılar, boya fabrikası yaptılar, mermer fabrikası yaptılar, bunu yapan köy ahalisi. Bizim 36 köyümüzden yatırım gelmiyor, bir köyden biri çıksa deseki ben otel yapacam, öğrenci yurdu yapıcam, diğeri ben hamam sauna merkezi yapıcam, bir başkası da ben sosyal tesis yapacam yada fabrika yapacam dese şuan devlet teşvik veriyor vergi almıyor, arazide yardımcı oluyor, elektirikde indirim yapıyor, su desen zaten belediye onu gerektiği şekilde sağlıyor hatta harfiyatına yardımcı oluyor yeterki insanlar gelsin yatırım yapsın devletten teşvik alma noktasında biz gereken yardımı yapacağımıza söz veriyoruz, yapıyoruzda.

 

Alucrahaber: İstanbul’da Alucra Vakfında bir konuşmanızda bu konumda sitemkar olduğunuza şahit olduk, yatırım noktasında ilçenin zenginleri ile Alucra’ya yatırım yapılması görüşülüyor mu?

 

İrfan Dikbaş: Evet, sitem ettim dilin kemiği yok maalesef, 3 ay yazlığa gelen insanlar İstanbul’a geri gelince Alucra’yı kötülemeleri karamaları moralimi bozuyor. Alucra’da hiç bir şey yok diyorlar. Bende onlara şunu soruyorum, siz bu Alucra için ne yaptınız? Memleketin gelişmesi için bir çivi mi çaktınız? 3 ay yazları sıla-i rahim yapan maddi imkanı iyi olan işadamlarımız bir fabrika kuramaz mı? Cevap ortada, köylülerimiz özelikle işadamlarımız yeteri özeni itinayı gösterirse ilçenin kalkınması çok çabuk olur. Şuan Alucra bir doğum sancısı çekiyor, kabuğunu kırmak üzere. Ama maalesef iş adamlarımızda bu merakı ve şevki göremiyoruz.

 

Alucrahaber: İlçemize 2009 yılında yapılan üniversite binası hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

İrfan Dikbaş: Allah Refik Bulutcu’dan ve tüm Bulutcu Ailesinden razı olsun. Geldiler Memleketlerine sahip çıktılar, yeni bir hava kazandırdılar ilçemize. Bu okul ilçenin gelişmesinde çok önemli, Refik Bey birde kız yurdu yaptırıcak, işte Memleket Sevgisi budur. Kazandığımız parayı memleketimize yatırım olarak geri getirmektir asıl memleket sevgisi. Ellerin memleketlerinde bu gibi yatırımları şahıslar yapıyor Devletten kimse bir şey beklemiyor. Bu sene 700’e yakın öğrencisi var bu okulun yarın 1000 olacak 1500 olacak. Bir kişi çıksa 200 kişilik bir yurt yapsa bir öğrencidende yıllık ortalama 1000 TL gelir sağlasa bu yıllık 200 bin TL gibi büyük bir para eder.

 

 

Alucrahaber: Son olarak sayın Dikbaş ilçemizdeki birlik beraberlik konusunda neler söyleceksiniz?

 

İrfan Dikbaş: Birlik beraberlik noktasında en ufak bir kaygımız yoktur. Esnafıyla siyasetcisiyle Belediye Başkanı ile herkes ilçenin gelişmesi kalkınması adına bir yumak halindedir. Sayın Vekilimiz’de bizlere her konuda destek oluyor. Tabii bazı fitne fesat düşünenlerde çıkabilir, bunlar olağan şeyler kıskanan çekemeyenler mutlaka vardır. Biz birlik ve beraberliğimizi korumak adına azami bir özen gösteriyoruz, birlikten kuvvet doğar bunun içinde Milletvekilimiz, İl Genel Meclis üyeleri, Kaymakam bey, Belediye Başkanı, Belediye Meclisi, Siyasi Parti temsilcileri ve ilçe esnafı bir aradadır, amacımız Alucra’nın kalkınmasıdır. Son olarak şunu söyleyeyim, Sayın Vekilimiz Canikli’den Allah bir kez daha razı olsun, Alucra’nın hayali bu Kurtbeli yoluydu onuda gerçekleştirdi. Artık başka projelerle ilçemizin gelişmesi için çaba sarf ediyoruz. Bu röpartajı yapma fırsatını sağladığınız içinde ilçemizin en fazla takip edilen sitelerinden Alucrahaber.com’a teşekkür ediyoruz.

 

Alucrahaber: Biz teşekkür ederiz sayın Dikbaş, amacımız ilçemizin gelişmesi ve kalkınmasıdır. İşlerinizde ve çalışmalarınızda başarılar dileriz.

 

Röportaj: Kadir BEKİROĞLU

Alucrahaber.com


 
4 Şubat 2010 Perşembe 12:34
Okunma: 3320
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Arşiv
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:48
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:42
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:59
 
Anket
Alucra'nın Gelişiminde Öncelik Ne Olmalı?
Sosyal ve Kültürel Tesisler
Kültürel Festival ve Eğlenceler
Üniversitemizin Büyümesi ve Gelişmesi
Nüfusun ve Şehirleşmenin Büyümesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
 
Kurumsal

İçerik

    Gündem

    Siyaset

    Teknoloji

    alucrahaber