Ana Sayfa Güncel Mustafa Yelek Bey'den Mektup

Mustafa Yelek Bey'den Mektup

Mustafa Yelek Bey'in geçtiğimiz günlerde ebediyete yolculadığımız eski Başbakanlarımızdan Prof.Dr. Necmettin Erbakan'a ithafen kaleme aldığı makaleyi sizlerle paylaşıyoruz.

Giriş Tarihi: 3 Mart 2011 Perşembe 11:57
Mustafa Yelek Bey'den Mektup
Muhterem Hocam!
   
Sizin için Şeb-i Arûz bizim için mâtemdi dün. Ağlıyoruz Hocam… Yetim çocuklarız artık… Yapayalnız, kimsesiz, himayesiz, sahipsiz çocuklar gibiyiz…

Bundan böyle bizi kim teskin edecek; şefkatle, merhametle, muhabbetle kucaklayıp bağrına basacak bilmiyoruz…

Her zaman sarsılmaz bir inançla, büyük bir azim ve gayretle, tarifsiz bir coşku ve heyecanla bizi kim teşvik edecek?

Senden öğrendik Hocam, muhabbeti, nezaketi, zerafeti… Sen öğrettin bize Hocam, şefkati, merhameti, adaleti… Vefayı, rızayı, sadakati… Dirayeti, feraseti, basireti, hidayeti…

Annemiz,  babamız, ninemiz ve dedemiz de içinde olsa, onlara 'siz güneşi ceplerinizde kaybetmiş marka Müslümanlarısınız! Gerçek Müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi! ' diyerek gerçek Müslümanlığın 'nasıl'ını ve 'ne idüğü'nü her halinle sen öğrettin bize…

Nerde, kime karşı olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmayı senden öğrendik Hocam…

Yiyecek bir lokma, içecek bir yudum süt bulamadığı için açlıktan ölen yavrusunun acısıyla gözyaşı döken anneyi ilk duyan sendin… İlk teskin eden sen… Onun sorumluluğunun bizim üzerimizde olduğunu gözyaşlarınla bize hatırlatan da yine sen…

Kıbrıs semalarında özgürce uçan her kuşun sana bir şükran borcu var Hocam… Kıbrıs’ın gönderine bağımsızlık bayrağını çeken sendin…

Davos’ta bütün dünyaya meydan okuyan vicdanı inşa eden sen… Sultan Abdülhamit’ten sonra Filistin davasının en büyük savunucusu ve destekçisi olan, Kudüs’ü bütün gündemlerinin birinci maddesine yazan; işgalci, zalim, siyonist İsrail’e karşı bütün dünya Müslümanlarını her daim teyakkuzda tutan sendin…

Avrupa’nın göbeğinde, Bosna’da, inançlarından dolayı bir millet soykırıma tabi tutulup toptan yok edilmeye çalışılırken Bilge Kral Alija’nın en büyük duacısı ve destekçisiydin sen...

Irak’ın işgalinden yıllar önce, meclisin kürsüsünden olacak olanları haber veren sendin…Çeçenistan’da, Afganistan’da, Keşmir’de, Tunus’ta, Cezayir’de, Sudan’da; Balkanlar’da, Orta doğuda, Kafkasya’da, Afrika’da zalimlere karşı eliyle, diliyle, kalbiyle, malıyla, canıyla cihad eden tüm mücahitlerin gözlerindeki ışık, yüreklerindeki umut, dillerindeki dua, gönüllerindeki hasrettin…

Her zaman "Gayemiz, tüm insanlığın saadeti için bütün gücümüzle çalışmaktır. Hayat, doğru ile yanlışın, güzel ile çirkinin, faydalı ile zararlının, adaletle zulmün mücadelesinden ibarettir. İslam sadece Müslümanlara değil bütün dünyaya huzur ve barış getirecek değerleri bünyesinde taşımaktadır. Barış, kardeşlik, sevgi, adalet ve huzur tüm insanlığın ortak talebidir."diyen bu çalışmanın özünü de  "Bizim davamızın esası şefkattir" diye bayraklaştıran, “Tarihimizdeki bütün zaferler silahla değil maddi üstünlükle değil sadece iman, aşk ve azimle kazanılmıştır.” diyerek bunun dışındaki hiçbir amaca ve metoda itibar etmeyen büyük bir sevgi ve merhamet adamı,

Dört milyonu aşan üyesi ile Türkiye’nin en büyük partisi olan Refah Partin kapatıldığında bile sadece ülkesini ve milletini düşünen,”Bu vatan, bu ülke bizimdir. Olay aslında tarihin akışı içerisinde fevkalade basit bir olaydır. Bundan dolayı huzuru, sükûneti muhafazaya her zamankinden daha fazla riayet etmeliyiz.” açıklamasıyla büyük bir teslimiyet ve tevekkül örneği sergileyen cihanşümul bir dava adamıydın Hocam…

Çünkü inanarak ve emin olarak haykırıyordun ki “İnancın, halkın, milletin arzuları önüne engel olunamaz. Onlar daha güçlenerek daha da büyük gayrete gelerek hedeflerine ulaşırlar ve öyle olacaktır. Milletimiz sağduyu sahibidir, her şeyi çok iyi değerlendirir, hele haksızlıklara mağduriyetlere karşı fevkalade duyarlıdır, daima haksızlığa uğrayanların yanında yer almıştır.”

Evet Hocam…

Sultan Fatih’in huzurunda son mitinginizi, veda mitinginizi yaptınız dün… Gördüğünüz gibi herkes ordaydı Hocam… Sağduyu sahibi milletimiz ordaydı… Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, askerler, rektörler, bütün partiler, cemaatler hepsi yanınızdaydılar…

Mağdurlar, mağrurlar, mazlumlar, sadıklar, mahcuplar ordaydılar… Çocuklar, gençler, hanımlar, erkekler ordaydılar…

Artvin’den Edirne’ye, Hakkâri’den Muğla’ya, Sinop’tan Hatay’a, Ankara’dan İzmir’e bütün Türkiye oradaydı…

Kıbrıs’tan Bosna’ya, Tunus’tan Afganistan’a,  Filistin’den İran’a bütün mazlum milletler dünyamızın başkenti İstanbul’umuzda, huzurunuzdaydılar…

Huzurunuzdaydık Hocam…Şahitlik etmek için… Helalliğinizi almak için…

Biz şahadet ederiz ki, sen, vazifesini hakkıyla yapan bir kul, her gördüğümüzde bize Allah’ı hatırlatan gerçek bir mümin, Allah yolunda malıyla, canıyla son nefesine kadar cihad eden bir büyük mücahittin…

Canı gönülden inanıyoruz ki, Milli Nizam’la başlayan yolculuğun Milli Selamet, Refah, Fazilet, Saadet derken varıp CENNET’TE noktalandı.

Rabbimin  “Ey huzur içinde olan nefis! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!(İyi) kullarımın arasına gir. Cennetime gir” hitabını duyar gibiyiz…

Sizde bize hakkınızı helal eder misiniz Hocam!
     
Mustafa YELEK



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Alucra Vakfı Mütevelli Üyelerine Önemli Duyuru

Alucra Vakfı Mütevelli Üyelerine Önemli Duyuru

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
alucrahaber