Öztürk Reklam
Alucra'da Tek Gündem Nüfus

Ana Sayfa » Güncel Haberler » Trafik Kazalarında Haklarımızı Bilmiyoruz!

Trafik Kazalarında Haklarımızı Bilmiyoruz!

Günlük hayatta heran başımıza gelebilecek bir olay Trafik Kazası ama Trafik kazası mağdurları haklarını bilmiyor. Kaza mağdurlarının, 175.000 TL tazminat hakkınız da, bir kuruş ödemeden de tedavi olabilme hakkınız var.

 
 
 
Trafik Kazalarında Haklarımızı Bilmiyoruz!

Günlük hayatta hepimizin başına gelebilecek bir olay Trafik Kazası...Lüften Dikkatle okuyalım.

Trafik kazası mağdurları haklarının ne kadar farkında? İstanbul Barosu Sigorta Hukuku Komisyonu Üyesi Av. Ali Otay'ın yorumu, aslında halkın bu konuda ne kadar bilgisiz olduğunu ortaya koydu.

200 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Bir bayramı daha geride bıraktık. Ama acaba 'Kurban', bu bayramın mı, yoksa trafikte verdiğimiz canların mı adıydı? Bayram süresince trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 200'e yaklaştı.

Yaralılar ise bunun en az 20-30 katı sayısına ulaştı. Yaralı derken "zaman içinde nasılsa iyileşirler" diye düşünmemek lazım. Çünkü bu yaralıların önemli bir kısmı daha sonra ya vefat ediyor ya da ömürleri boyunca belli oranlarda sakat kalıyorlar. Geçen Ramazan Bayramı'nda da durum bundan farklı değildi. En son Ramazan Bayramı'nda meydana gelen 1.527 kazada 97 vefat, 3.455 yaralı var. Ne kadar tedbir alınırsa alınsın bu acı durum ne yazık ki değişmiyor.

HER 15 ARAÇTAN BİRİ KAZAYA KARIŞMIŞ

Şimdi bu tabloyu yıllık olarak ve rakamlarla daha da büyütelim. Halen trafiğe kayıtlı yaklaşık 15 milyon adet araç var. Ülkemizde her sene ortalama 1 milyon civarında trafik kazası meydana geliyor. Örneğin 2009 yılında bu rakam 1.034.435'tir. Yani her 15 araçtan biri kazaya karışmış. Bu kazalarda yaklaşık 8.000-10.000 insanımız vefat ederken bunun neredeyse 20 katı kadar da yani 200.000 kişi civarında insanımız ise yaralanıyor. Bu yaralıların ise hatırı sayılır bir miktarı ömürleri boyunca çeşitli derecelerde tam veya kısmî sakat kalıyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 11'inin özürlü vatandaşlarımızdan oluştuğunu düşünürsek her sene bu sayıya trafik kazaları sebebiyle ciddi bir katılımın olduğunu söylemek mümkün.

10 YILDA BİR İL NÜFUSU KADAR İNSAN KAYBEDİYORUZ

Yine acı verici bir başka tespit de trafik kazalarında her yıl kaybettiğimiz insan sayısının 10 yılda ortalama bir ilçe hatta bir ilimizin nüfusuna denk düştüğü gerçeğidir. Yasalardaki eksiklikler, hükümete, emniyet güçlerine, sürücü ve vatandaşlara düşen görevlerin neler olduğu, ne gibi tedbirlerin alınması gerektiği konuları ise ayrı bir yazı konusu olduğundan şimdilik bu konuya girmeden kaza mağdurlarının cezai ve maddi haklarına değinelim.

MAHKEME KARARLARINA İSYANIN SEBEBİ

1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, trafik kazası sonucunda ölüme veya yaralanmaya sebebiyet verme fiilini kasten işlenen bir suç değil, taksirle işlenebilecek bir suç olarak öngörmüş ve düzenlemiştir. Peki bu ne demek? Bunun anlamı aslında şudur: Kazaya neden olan sürücü kaç kişinin vefatına veya yaralanmasına yol açmış olursa olsun aslında çok da yüksek miktarda ceza almayacak demektir.

KAZADA SÜRÜCÜ YARALADAYSA..

Meselâ kazaya yol açan sürücü, bir veya birden fazla kişinin ölümüne ve/veya bir veya birden fazla kişinin de yaralanmasına sebebiyet vermiş ise yargılanacağı ceza miktarı 2 yıldan 15 yıla kadar olacaktır. Hâkim, sürücünün bu fiili bilinçli taksirle (kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi hali) işlediği kanaatindeyse artırılabilecek miktar üçte birden yarıya kadar olabilecektir en fazla. Demek ki onlarca kişinin ölümüne de yol açsa bir araç sürücüsünün alabileceği ceza en fazla 22,5 yıl olacaktır.

ÖLÜMÜNE YOL AÇTIYSA..

 Peki kaza sonucu sürücü sadece bir kişinin ölümüne yol açmış ise ne olacak? Bu durumda istenecek ceza miktarı 2 yıldan 6 yıla kadar olacaktır. Sadece yaralanma halinde ise dava açılması şikâyete tabi olup, mağdurun 6 aylık süre içinde savcılık veya polise şikâyetçi olduğunu bildirmesi gerekiyor. Gazetelerde, televizyonlarda gördüğümüz pek çok haberde kaza mağdurları veya yakınlarının mahkeme kararlarına karşı isyanlarının sebebi de aslında işte bu.

CEZALAR TATMİNKAR DEĞİL

Uygulamada verilen cezaların hiç de tatminkâr olmadığı acı bir gerçek. İyi hal indirimi, para cezasına çevrilip erteleme vs. gibi suçlu lehine yorumlarla genelde cezalar alt sınıra yakın (2 yıl veya daha az) verilmekte ve bu durum kamu vicdanını rahatsız etmektedir. Mahkemelerin en azından kaza sonrası sürücüyü belli bir süre de olsa tutuklamaları, alt sınırdan değil üst sınıra yakın ceza takdir etmeleri, bu suçu taksirle ölüme sebebiyet verme değil olası kast veya en azından bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme olarak değerlendirmeleri halinde verilecek ceza miktarları artabilir ve bir nebze olsun mağdur yakınlarının acısını dindirebilir.

MAĞDURLARIN MADDÎ HAKLARI

Trafik kazalarında yaralanan, sakat kalan veya vefat eden kişilerin mirasçılarının ne gibi maddi hakları olduğu konusundan da kısaca bahsedelim. Bu hususta en önemli yasal dayanak 13.10.1983 tarih 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KYTK)'dur. Bu kanun gereği motorlu araç sahibi herkes aracı için her yıl Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi düzenlemek zorundadır. Bu poliçenin yaptırılmaması durumunda araç bağlanır ve trafik cezası kesilir. Ancak poliçenin asıl önemi kaza vukuunda araç sahibi ve kusurlu sürücüsünü yüz binlerce TL tazminat külfetinden korumasıyla ortaya çıkıyor. Bu arada kaza durumunda aracın kendi maddi hasarını tazmin etme amacına dönük olan kasko poliçeleri ile bahsettiğimiz zorunlu trafik poliçesini de ayırmak gerektiğini hatırlatalım.

3 TEMEL KORUMA TEMİNATI

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçelerinde düzenlenmiş olan 3 temel koruma teminatı vardır: Vefat, maluliyet ve tedavi.

Bu her üç teminatın limitleri de 1.3.2010 tarihi itibarıyla kişi başına 175.000 TL'ye yükseltilmiştir. Şimdi bir örnekle nasıl bir korunma sağlandığını izah etmeye çalışalım:

TAZMİNAT HAKKI

Bir aracın şarampole devrilmesi sonucu araç içinde yolcu olarak seyahat etmekte olan Mustafa vefat etmiş, Mehmet ise ağır yaralanmıştır. Mustafa, evli ve iki küçük çocuk babasıdır. Mehmet ise 25 yaşında olup herhangi bir işte çalışmamaktadır. Bu durumda Mustafa'nın yasal mirasçıları olan eşi ve iki küçük çocuğunun aracın (ZMMS) trafik poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden destekten yoksunluk tazminatı talep etme hakkı vardır.

175.000 TL'LİK ÖDEME

Bu miktar, aktüer denilen hesap uzmanlarınca yapılacak hesaplamanın ardından tespit edilecek bir meblâğ olup 175.000 TL'ye kadar ödeme yapılması mümkündür. Mehmet ise aylarca süren tedavinin ardından yüzde 40 oranında malûl (sakat) kalmıştır. Bu durumda Mehmet'in yine sigorta şirketinden 175.000 TL'ye kadar tedavi masraflarını talep etme hakkı olduğu gibi, yine yapılacak aktüerya hesabı sonunda 175.000 TL'ye kadar da ayrıca malûliyet tazminatı alma hakkı vardır.

MANEVİ TAZMİNATTA İSTEYEBİLİR

Yine hem Mustafa'nın mirasçılarının hem de Mehmet'in, 175.000 TL'nin üzerindeki maddi zararlarını ayrıca açacakları bir dava ile kusurlu araç sürücüsü veya araç sahibinden talep etme hakkı olduğu gibi manevi tazminat da isteyebilirler. Manevi tazminat talebi sigorta poliçesinin kapsamı dışında olup sigorta şirketince ödenmez.

TEDAVİ İÇİN CEBİNİZDEN PARA ÇIKMAYACAK

Tekrarlayacak olursak, trafik kazasında yaralanan herkes –kusurlu sürücüler hariç– istediği özel veya devlet hastanesinde her türlü ameliyat ve tedavi hizmetini 175.000 TL'ye kadar hiçbir ücret ödemeden alabilir. Mesela 2005 yılında Samsun'da meydana gelen bir kazada sol ayağı ciddi bir şekilde kırılan bir mağdura İstanbul'da özel bir hastanede 4 defa 15 her gün özel odada refakatçi eşliğinde tedavi uygulatılmış, bir ortopedi profesörüne de 2 kez ameliyat yaptırılmıştı. Bu ameliyat ve tedaviler için mağdurun cebinden hiç para çıkmamıştı.

TEMİNATLAR HANGİ ŞARTLARDA GEÇERLİ DEĞİL

Halkımızın olduğu gibi medyanın da çokça karıştırdığı bir hususa daha kısaca değinelim. Garanti Fonu olarak bilinen ve 14.6.2007 tarih, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile Güvence Hesabı adını alan bu kurum, yukarıda sıraladığımız poliçelerdeki teminatları yine mağdurlara tanımaktadır. Ancak bazı şartlarla; şayet aracın zorunlu trafik poliçesi yok ise veya araç çalıntı ise ya da aracın poliçesini düzenleyen şirket iflas etmiş ise gibi. Ancak Güvence Hesabı, yaptığı ödemeyi poliçe yaptırmayan araç sahibi veya sürücüye rücu ederek talep eder.

200 - 300 TL TAZMİNAT TEHLİKESİNDEN KURTARIR

Trafikteki yaklaşık 15 milyon araç sahibinin yüzde 20 kadarı halen daha bilerek ya da bilmeyerek zorunlu trafik poliçesi yaptırmamakta, unutmakta, süresini geçirmektedir. Oysa sadece 200-300 TL ödeyerek birkaç yüz bin TL'lik tazminat tehlikesinden kurtulabilmek söz konusudur.

ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Son olarak, bu taleplerin de bir zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirtmekte fayda var. Mağdurların, hak kaybına uğramaması için taleplerini süresi içinde ilgili şirket veya kuruma iletmesi gerekmektedir.

Ülkemizde meydana gelen kazalardan dolayı geride kalan pek çok mağdur insanımızın eş ve çocuklarının oldukları, bu haklardan habersiz bir şekilde mağduriyetlerinin devam ettiği de ne yazık ki ayrı bir gerçek.

 
29 Kasım 2010 Pazartesi 16:37
Okunma: 1164
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Arşiv
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:48
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:42
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:59
 
Anket
Alucra'nın Gelişiminde Öncelik Ne Olmalı?
Sosyal ve Kültürel Tesisler
Kültürel Festival ve Eğlenceler
Üniversitemizin Büyümesi ve Gelişmesi
Nüfusun ve Şehirleşmenin Büyümesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
 
Kurumsal

İçerik

    Gündem

    Siyaset

    Teknoloji

    alucrahaber