Öztürk Reklam
Alucra'da Tek Gündem Nüfus

Ana Sayfa » Ekonomi » Türkiye'de Tek, Dünyada Üçüncü

Türkiye'de Tek, Dünyada Üçüncü

1982 yılında baba Kadir Yanıkdağ tarafından Topkapı'da küçük bir nalbur dükkânında kurulan ancak sürekli kendini yenileyerek ürün yelpazesini genişleten, yaptığı ihracatlarla Türk ekonomisine katkı sağlayan "KARDEŞLER SİLFİX" halen konusunda ''Türkiye'de tek, Dünyada üçüncü'' firma olma başarısını elinde bulundurmanın haklı gururunu yaşıyor.

 
 
 
Türkiye'de Tek, Dünyada Üçüncü

ÜÇÜZLERİN BAŞARISI

Babalarının kurmuş olduğu şirketi geliştirerek bu gün ''dünyada ilk üçe'' girme başarısını gösteren üçüz kardeşler Yavuz, Selim ve Fatih Yanıkdağ, güçlü AR-GE araştırmaları neticesinde, Silfix SF001 markalı bezi ilk defa üretip dünyada bir ilke imza atarak hem Türkiye hem de dünya pazarına sundular. Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye ithal edilen yabancı marka bezlere karşı da ülkemizde hem fiyat hem de kalite bakımından tartışılmaz bir üstünlük sağladılar.

Kardeşler Silfix Şirket ofisinde yapılan görüşmede üçüz kardeşlerden Yavuz Yanıkdağ haber ekibimize ürünleri ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sayın Yanıkdağ Alucra'dan başlayan ve Dünyaya uzanan başarı öykülerini haber ekibimizden Sadi Toygar'ın sorularına içtenlikle cevap vererek anlattı. 

Sadi Toygar: İş yerinize geldik hayırlı olsun. Yavuz bey öncelikle sizi tanımak istiyoruz. Yavuz Yanıkdağ kimdir?

Yavuz Yanıkdağ: 1969 İstanbul doğumluyum.  Giresun, Alucra Mezmek köyü, yeni adıyla İğdecik köyündenim.

Sadi Toygar: Benim ilk defa gördüğüm ve ilk defa şahit olduğum farklı bir meslek koluyla uğraşıyorsunuz. Bize ve okuyucularımıza işinizle ilgili bilgiler verebilirimsiniz? Mumlu bez ne demek?

Yavuz Yanıkdağ: Bu bezlerin kullanım alanları çok fazla. Ama esas olarak her türlü boyama ve vernik öncesi veya sonrası boyanmış veya verniklenmiş yüzey temizliğine uygun olarak tasarlanmıştır. Kendine özgü yapısı ile toz zerreciklerini tamamen alır ve yüzeyi tertemiz ve tozsuz yapar. Tamamen doğaya özdeş bir madde olan pamuktan imal edilmiştir. Kaliteli ve tülbent benzeri bir dokumaya sahiptir. Yüksek kalitesi sayesinde tozu bezin içine hapsederek farklı yerlere bulaştırmaz, tüm tozları yüzeyden temizler. Dokusunda ve içerisinde kesinlikle silikon bir madde içermez. Yapısı boyaya veya verniğe zarar vermemekle birlikte yüzeyin bozulmasına da sebep olmaz.

Sadi Toygar: Bu işe ne zaman başladınız ve nereden aklınıza geldi?

Yavuz Yanıkdağ: İş hayatımıza 1982 yılında nalbur işiyle başladık. 1984 yılın da ise bu işe girerek mumlu bez üretmeye karar verdik. Bu bezi ilk defa Almanya'da bir firma üretmiş. Şu anki geldiğimiz konum itibari ile de Türkiye'de tek imalatçısı biziz. Fakat tabiî ki Türkiye'de tek üretici olmamıza rağmen hala yurt dışı bazı ülkelerden ülkemize ithalatı da çok yapılıyor. Ama hala Türkiye'de mumlu bezi sadece biz üretiyoruz.

Sadi Toygar: Bu ürünün ham maddesi nedir? Kaç çeşit ürününüz var ve genelde nerelerde ve kimler kullanıyor?

Yavuz Yanıkdağ: Bunun hammaddesi vernik ağırlıklıdır. Bezi %100 pamuklu ince tül kumaştan yapıyoruz. Bizim ürünümüz ağırlıklı olarak oto boya sektöründe ve boyanın kullanıldığı her alanda kullanılmaktadır. Biz bunu iki kategoride üretmekteyiz. Birincisi bez %100 pamuk, diğeri ise silfix soft dediğimiz ürün. Yeni çıkan su bazlı boyalarda, yani eskiden boyalara tiner karıştırılıp vuruluyordu, şimdi bazı boyalar var sağlık açısından su karıştırılarak kullanılıyor. Bu soft dediğimiz bezleri su bazlı boyaların kullanıldığı alanda kullanılması için üretiyoruz. Bunun yanında birkaç tane daha ürünümüz var. Bunlardan bir tanesi Çin setimiz. Bu ürünümüz araba boyası üzerinde oluşan zift lekeleri veya başka lekeleri temizlemede kullanılıyor. Çünkü bu gün herkesin kullandığı pasta cila yapılırsa bir –bir buçuk gün sürüyor ve cila arabanın boyasını incelterek zarar veriyor. Fakat bu ürün iki saatlik bir temizleme süresi arabanın boyasına kesinlikle zarar vermeden boyanın gerçek rengini almasını sağlıyor.

Sadi Toygar: Peki Yavuz bey bu ünlerin dağıtımını ve tanıtımını nasıl yapıyorsunuz? Bunun yanında yurt içi veya yurt dışı fuarlara katılıyor musunuz?

Yavuz Yanıkdağ: Biz ürünlerimizin dağıtımını bayi üzerinden gerçekleştiriyoruz. Yurt dışı ihracatımızda ürünlerimizi gönderdiğimiz yaklaşık 15–16 ülke var. İhracatı kendimiz yapıyoruz. İhracatımızda en önemli ülkeler Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Ukrayna, Moğolistan, Bulgaristan, İran, Irak, Suriye, Romanya ve Gürcistan. Türkiye'de pek fuarlara katılmıyoruz ama yurt dışı fuarlara her yıl katılıyoruz. Kardeşim Selim Yanıkdağ Irak'tan yeni geldi orada bir fuara katıldık.

Sadi Toygar: Peki bu bezler ev temizliğinde de kullanılıyor mu?

Yavuz Yanıkdağ: Normalde ev temizliğinde de kullanılır. Fakat vücut ısımız 36–38 OC derece. Bu sıcaklıkta bezin içeriğindeki yapışkanı çözülüyor. Sildiğimiz yerler saydam madde olduğundan orada bir sorun yaratmaz ve sildiği yeri tertemiz yapar. Kesinlikle hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır. Aksine normal bir bezle bir yer silindiği zaman toz bir yerden başka bir yere hareket ederek sadece yer değiştirir. Fakat bu bezlerin özelliği tozu kendine çeker ve içine yapıştırır.

Sadi Toygar: Türkiye'de bu işi yapan ilk ve tek firma olarak, bu işi yapmak nereden aklınıza geldi?

Yavuz Yanıkdağ: Bizim esas baba mesleği oto boyacılığı. Rahmetli babam 1970 yıllarında İstanbul'daki ilk oto boyacılarından. Hatta o zamanlar çok ünlü bir oto boyacısı idi. Herkes Kadir Usta diye tanırmış kendisini. Dolayısı ile müşterileri de hep elit ve zengin kesim olduğundan kullandığı malzemelerde o zamana göre bile çok kaliteli imiş. Bu malzemenin hammaddesini 1976–77 yıllarında dünyada bile çok bilen yoktu. Bu ürünü Almanya'da sadece bir firma üretiyordu, O zaman babam oradan getirtiyordu. Sonradan hep beraber nasıl yaparız diye düşündük ve böyle bir ürün elde ettik.

Sadi Toygar: Peki üretim hattınızda kaç kişi çalışıyor?

Yavuz Yanıkdağ: İmalatımız yine Topkapı sanayi sitesinde. Şu anda personel olarak 7 kişi ile bu işi yapıyoruz.

Sadi Toygar: Birazda yöreden bahsedelim. Seni zaman zaman toplantılarda görüyoruz. Biraz sende meraklısın bu işlere. Dernekçiliği nasıl görüyorsun. Siz kendi köy derneğinizin yönetiminde varsın sanırım.

Yavuz Yanıkdağ: Alucra, Mezmek Köyünün, yeni adıyla İğdecik Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği ikinci başkanı seçildim bu dönem. Derneklerin içine ilk defa bu sene aktif olarak katıldım. İnşallah bundan sonra daha sıkı bir şekilde takip ederek bütün etkinliklere katılmayı düşünüyorum. Daha önceleri hem derneğimiz bu kadar aktif değildi hem de işlerimiz buna çok müsait değildi. Şimdi yeni yönetim seçildi. Başkanımız Ömer Metinyurt'un gayretli özverili çalışmalarıyla son derece aktif hale geldi. Bizlerde elimizden geldiğince Ömer Abiye destek olmak üzere çalışmalara katılacağız.

Sadi Toygar: Sayın Yanıkdağ, bizlere vakit ayırdığınız için kendi adıma ve arkadaşlarım Hüseyin Şenel Odacı ve İlhan Çabukol adına size çok teşekkür ediyor, Şebinmedya ve Kelkit Vadisi Sesi Şebinmedya Gazetesi adına işlerinizde başarılarınızın devamını diliyorum.

Yavuz Yanıkdağ: Bende sizlere ve ekibinize buraya kadar zahmet edip gelerek bizleri ziyaret ettiğiniz için çok teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.


Şebinmedya: Sadi Toygar-İlhan Çabukol

 
1 Nisan 2011 Cuma 09:46
Okunma: 1458
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Arşiv
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:48
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:42
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:59
 
Anket
Alucra'nın Gelişiminde Öncelik Ne Olmalı?
Sosyal ve Kültürel Tesisler
Kültürel Festival ve Eğlenceler
Üniversitemizin Büyümesi ve Gelişmesi
Nüfusun ve Şehirleşmenin Büyümesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
 
Kurumsal

İçerik

    Gündem

    Siyaset

    Teknoloji

    alucrahaber