Sarıkamış Şehitlerimiz Unutulmadı

Ana Sayfa » Röportajlar » YAŞAYAN EFSANE: GÜCÜK OSMAN (EKŞİOĞLU)

YAŞAYAN EFSANE: GÜCÜK OSMAN (EKŞİOĞLU)

Yaşayan Efsane: GÜCÜK OSMAN (EKŞİOĞLU) Herkesin bir anısı vardır Gücük Osman'la Benim akranlarımın, benden büyük olan ağabeylerin yada küçüklerimin de.. O bir yaşayan Efsane! 1 asırdan fazla yaşı olan bu büyüğümüz Alucra'nın Gücük Osman Dayısı. Çocukluğumuz da Fatih İlkokulunun bahçesinde top oynamak bizim en büyük zevkimizdi.

 
 
 
YAŞAYAN EFSANE: GÜCÜK OSMAN (EKŞİOĞLU)

Lakin bu zevkimiz, topumuzun hemen okul bitişiğinde olan Osman Dayının Yonca tarlasına kaçmasıyla sona ererdi. Belinden çıkardığı Karabörk Çakısıyla topumuz oracıkta param parça olurdu ve sıkı sıkı da tembihlerdi Osman Dayı: "Bir daha top kaçarsa tarlaya, bu sefer sizi de sopalarım ona göre haa"  demesi hiç aklımızdan çıkmazdı. Okul bitişiğindeki tarla duvarlarının yüksek oluşu bizim bahçeye inmemize engel teşkil etse de bizde bir türlü yolunu bulur "Osman dayı Vur" nidalarıyla tarlada topu kestirmemek için gereken mücadelemizi de verirdik.

Evet O bir Yaşayan Asırlık Çınar…Gözlüksüz gazete okurken onu görünce bir kez daha maşallah deyip hemen fotoğrafladım kendisini.Yanına yaklaşıp “seni internetle dünyaya duyuracağım Osman Dayı” dediğimde “teşekkür ederim sağolasın, eski yazıyıda yeni yazıyıda okuyabiliyorum onu unutma haa” diye de tembihledi. Alucra’nın ilçe oluşunu anlatmasını istediğimde sağ olsun kırmadı beni. Önce birkaç özel soruyla başladık sohbetimize…

KB: Osman Amca müsaade edersen yaşını öğrenebilirmiyim? Tevellüt Kaç?
Gücük Osman:
Yeni hesaptan anlamam 1326 diye hatırlıyorum. (Alucra’da Manav olan Yeğeni Yunus Ekşi tam yaşının 112 olduğunu aktarıyor bize)


KB:
Kendinden biraz bize bahsedermisin? Kimdir bu Gücük Osman?

Gücük Osman:
Ben Alucra’da Ticaretle uğraşan Alucra doğumlu Alucra’nın kurucusu Ekşi zade Hacı Osman Efendi’nin Torunuyum. Dedem Hicaz topraklarında görev yapan Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunun tabur imamıdır. Alucra’da rüştüye mezunu 3 kişiden biride benim.


KB:
Kim diğer rüştüye mezunları?

Gücük Osman:
Nazım Ekiz ve Rüstem Bey(Yakupoğlu)


KB:
Kaç kardeşsiniz?
Gücük Osman: 4 kardeşiz ve en küçükleri ve sağ kalanı benim.


KB:
Peki kaç çocuğun var Osman Amca?
Gücük Osman:
3 evlilik yaptım 3 erkek 4 kız olmak üzere 7 çocuğum var.


KB:
Yaşınız itibariyle Alucra’nın ilçe oluşu hakkında bayağı bilgiye sahipsin, Alucra tarihini en iyi bilende sizsiniz hiç şüphesiz. Alucra hakkında ne söylersiniz?
Gücük Osman:
Dedem Tabur İmamı Ekşizade Osman Efendi 4 evliydi. Eşlerinin ikisi Hicazda görev yaptığı için Arap diğer ikisi de Türk’tü. Dedem Alucra’ya ilk gelen ailelerden. Alucra’ya geldiğinde Alucra’da kalabalık bir Rum Nüfusu hakimmiş. Tabii müslümanda var ama az sayıda, dedemin ailesi kalabalık olduğu için şuan Merkez Camiinin bulunduğu yerde eski camiyi yaparak camii önüne de bir hükümet binası yaptırmış. Daha sonra Sivas’a giderek Alucra’yı kaza statüsüne aldırıp kendi maaş vererek memur tayin ettirmiş.


KB:
Peki bundan sonraki süreç nasıl gelişti? Siz ne yaptınız Alucra’da?
Gücük Osman:
Ben 1946 yılında Alucra’da çok zor şartlar altın 3 kişiyle beraber demokrat Partiyi Alucra’ya kurarak siyasete atıldım. Rahmetli Menderesin vefatıyla da aktif siyasetten uzak durdum. Daha sonra Han ve Otel İşletmeciliği yaptım.


KB:
Sizin Otellerinizin namı meşhurmuş, bahsedermisin biraz… (Bu bilgiyi yeğeni Yunus Ekşi bizle paylaşıyor)
Gücük Osman:
(Osman Amcanın otelinde paralı parasız herkes yer içer kalırmış. Tabii parası olmayandan para talep etmeyen Osman amcanın bu oteli bu sebeple bayağı nam yapmış.) Alucralılar bir iş icabı İstanbul’a gitmek için yola çıkıyor Düzce’de konaklamak için bir otele gidiyorlar. Tabii kıran kırana pazarlıklar sonrası otelci bakıyor ki bunlarda para yok…"Siz herhalde burayı Gücük Osman’ın Hanı sandınız" deyince sen nerden tanırsın Gücük Osman’ı? Biz onun hemşerileriyiz biz Alucralıyız deyince otel sahibi merhamete geliyor ve bu Alucralıları bir geceliğine misafir ediyor.


KB:
Birde sizin atı boyayıp tekrar satma maceranız var bizimle paylaşırmısınız?
Gücük Osman:
(Gülüyor) Zamanında at satın alır, besler ve tekrar satardım. Koman köyünden Hacı Muhsin efendinin cılız mı cılız bir atı vardı. Atı zamanın parasıyla uygun bir fiyata satın aldım. Ata bir süre bakıp bakımını iyice yaptıktan sonra da toz boya ile atı boyadım. At meraklısı olan Hacı Muhsin efendiye’de "elime iyi bir at geçti onu da sana layık görüyorum" dedim. Atı görünce hayran kaldı Hacı Muhsin Efendi ve bana iyi bir kar vererek atı satın aldı. Tabi atla bir kaç hafta yolculuk yaptıktan sonra bir gün moran deresinde yağmura yakalanıyor, tabii bizim toz boyada yağan yağmurla akıp gidiyor. Boyada akınca işi öğreniyor
Hacı Muhsin Efendi, tabii helalleştik sonra kendisiyle.


KB:
Peki şuanda ne işle meşgulsün Osman Dayı?
Gücük Osman:
Yaz aylarında Gavur Dağlarında bulunan Bey Tarlası ismiyle anılan yaylaya giderim. Yaylacılık yaparım, kışları da kısa bir süreliğine İstanbul’da bulunan çocuklarımın yanına giderim.


KB:
Maşallah sizi dinç görüyorum,bu sıhhatinizi neye borçlusunuz? Gücük Osman ne yer, ne içer?
Gücük Osman:
Başlıca yiyeceğim Tereyağıdır. Sonra yoğurt ve yumurta. Saf tereyağından başka bir şey yemem. Yaşımı temiz havaların bol olduğu yaylalara borçluyum. Her gün düzenli yoğurt yerim. Sabah kahvaltısında yumurta yerim. Sıhhatimi bunlara borçluyum.


KB:
Maşallah gazeteyi gözlüksüz okuyorsun, gençleri imrendiriyorsunuz.
Gücük Osman:
Ben hem eski yazıyı (Osmanlıca) hemde Türkçeyi okuyabiliyorum. Çok şükür gözlerimde hiçbir problem yok.


KB:
Peki Osman Dayı gençlere ne tavsiye edersiniz?
Gücük Osman:
Gençlerimiz okuyup kendilerini yetiştirmeli, her şeyden evvel memleketlerine sahip çıkmalı. Bir karış toprak için ne genç fidanları feda etti bu ülke. Alucra’nın gençleri memleketleri için sorumluluklarını bilmeli. Herkesin sağlığını sıhhatini istiyorum.


KB:
Benimle bu güzel sohbete zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim.
Gücük Osman:
Ben teşekkür ederim, Allah işini rast getirsin sağolun.

Kadir BEKİROĞLU
kadirbekiroglu@gmail.com
Alucra


 
14 Kasım 2009 Cumartesi 08:12
Okunma: 6165
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Arşiv
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:48
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:42
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:59
 
Anket
Alucra'nın Gelişiminde Öncelik Ne Olmalı?
Sosyal ve Kültürel Tesisler
Kültürel Festival ve Eğlenceler
Üniversitemizin Büyümesi ve Gelişmesi
Nüfusun ve Şehirleşmenin Büyümesi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
 
Kurumsal

İçerik

    Gündem

    Siyaset

    Teknoloji

    alucrahaber