Hasan BAYRAKTAR

Güncel Pratik Bilgiler


Hasan BAYRAKTAR
2 Temmuz 2014 Çarşamba 02:30

6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanun, haksız alınan banka ücretleri:

Ülkemizde bankaların sebep göstermeden aldıkları haksız ücretler ile gösterdikleri sebeplerin bir masrafı gerektirmediği haksız ücretlerden insanlar mağdur olmaktadır. Bu haksız ücretlere karşı tüketici hakem heyetlerinden ve tüketici mahkemelerinden alınan kararlarla bu ücretler iade alınabilmektedir. Ticari krediler bu kapsama dahil değildir. Daha çok bireysel kredilerde bu tür  problemler ortaya çıkmaktadır. Kredi kartı aidatları, dosya masrafları, istihbarat gideri, kredi açılış, ipotek fek ücretleri, hesap işletim ücretleri, kısmen sigortalar gibi tek taraflı olarak sözleşme ile tüketiciye dayatılan ne varsa, bu tür ücretlerin bir çoğu 10 yıllığına geri alınabilmektedir.

07.11.2013 kabul tarihli tüketicinin korunması hakkındaki kanun bu konuda bir çok düzenleme getirmiş olup, bankalar buna karşı kanuna alternatif uygulamalar geliştirmekte olsalar bile hakem heyetleri ve mahkemeler hakkaniyetli kararlar vermektedir. Bunun için ilgili bankaya önceden bildirimde de bulunabilirsiniz veya  ikametgahınızın bulunduğu yerdeki Tüketici hakem heyetine başvurarak bu süreci başlatabilirsiniz. Elinizdeki dekontları da dilekçeye eklemelisiniz. Dekont yoksa hangi tarihte ne alındığını iyi biliyorsanız belirtmelisiniz ya da hakem heyeti aracılığı ile bankadan istemelisiniz.

28.05.2014 tarihinden itibaren Tüketici hakem heyetlerine başvurmak için değeri 2.000,00 TL nin altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, değeri 3.000,00 TL nin altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise 2.000,00 TL  ile 3.000,00 TL arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Bu parasal sınır her yıl değişmektedir.  Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir.

Buradan çıkan kararlar tarafları bağlar. Tüketici hakem heyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. Formun Altı

Hakem heyetinden alınan parasal sınırı geçmeyen kararlar ilam niteliğinde olduğundan İcra Takibine Konulması gerekmektedir. Tüketiciler bu uygulamanın nasıl olacağını bilemediklerinden ellerinde bulunan karara karşı banka da ödeme yapmayınca kararın bir anlamı yokmuş gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. Bu açıdan İcra Takibi yada dava aşamasında bir hukukçudan yardım almakta fayda vardır.

Son zamanlarda telefon ve sms yolu ile tüketiciler aranmakta belirli bir ücret karşılığı işlemlerin takip edileceği belirtilmektedir. Bu tür ilişkiler güvene dayalı olduğundan konusunda uzman kişilere başvurmakta fayda vardır. Yoksa, hakem heyeti ve dava aşamasında yapılacak bir hata tüketicinin aleyhine vekalet ücreti ve masraf olarak dönebilir.

Bu kanunla getirilen bazı maddelerden;

-Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkını kullanan kişi aradaki faiz farkını ana para ile geri ödemekle yükümlüdür.

- Belirli süreli tüketici kredisi sözleşmelerinde faiz oranı sabit olarak belirlenir. Sözleşmenin kurulduğu tarihte belirlenen bu oran tüketici aleyhine değiştirilemez.

- Belirli süreli kredi sözleşmesinin şartları, tüketici aleyhine değiştirilemez.

- Tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunabilir veya kredi borcunun tamamını erken ödeyebilir. Bu hâllerde kredi veren, erken ödenen miktara göre gerekli tüm faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlüdür.

- Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz.

- Tüketicinin açık talimatı olmaksızın, belirli süreli kredi sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılamaz.

- Kart çıkaran kuruluşlar, tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorundadır.

 

Saygılarımla,
Av. Hasan BAYRAKTAR
01.07.2014


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
alucrahaber