Sena ŞAHİN

İftara Ben Geldim, Açın Kapıyı..


Sena ŞAHİN
22 Haziran 2017 Perşembe 10:18

Bir kültürdü Ramazan. Evet canım okuyanlarım. Ezan gelene kadar açın beni, bu sefer iftar sofranıza misafir olayım diyorum.

Bir kültürdü Ramazan. Geçmişten günümüze gelen. Yaradan yine ne güzel kararlamış her şeyi. Yer ve gök onun eseri. Bu eserin “aciz” bekçileriyiz hepimiz. O bekle dediği kadar bekleriz. Şimdi sorarım yüreğinize ”Gönlünün asıl sahibi, gönlüne geleceği de bilir, gönlüne neyin iyi geleceğinide. Peki sen ne yaparsın bu hediyeye karşılık?” Şükür diyorum herkese yakışmaz. İsyan mı ? İnsanlığın özünde nankörlük gibi. Yine saptım konudan. Ne yapayım , nasıl anlatmayayım bir nefeslik canımın asıl sahibini.

Ramazan, toka açlığı öğreten, 11 ay sağlayamadığımız birliği sağlayan, vicdanımızı 1 ay bile olsa hatırladığımız, bir elden alıp bir ele verdiğimiz o güzel ay. Sofraların sonuna kadar açıldığı, yemeklerin kıymetinin bilindiği en çokta nefsinizin öğrenildiği en kıymetli ay. Geçen Ramazan ayında yaptığım gibi bu senede Eyüp Sultanın yolunu tutuyorum. Sanki oraya gitmezsem o tadı alamayacağım gibi. Bütün bir vapur boyunca sabahlayacağım, huzurunda beni ağarlamak isteyen rabbimin nasip ettiği “Eyüp Sultanı” düşünüyorum. Peynirim, zeytinim, salatalığa kardeş domatesim yanımda. Birde simit eşlik edecek , oh tadından yenmez bu iftarın. Donatılmış bir masaya değil donatılmış bir yüreğe ihtiyacım var benim. Biz ne yaparız nefsimizi terbiye edeceğimize iftara büyük şehvetle 5 çeşitin yanına yaptığımız tavuk çorbasını terbiye ederiz. İniyorum vapurdan. Sanki başka bir evrendeyim. Bir havası var anlatamam. Çünkü kelime bulamıyorum, gönlümden hissediyorum. Sokağın başından girmem ile bir gül suyu kokusu selamlıyor. Daha da odaklanıyorum. Koşuşturan insanlar, bütün tebessümleri yüzüne misafir eden insanlar. Tam geliyorum önüne o an nefesim kesiliyor. Taşların üzerine açılmış sofra bezileri, tek tek açılmış azıklar, birbirini tanımayan insanların birbirine yüreklerini, yiyeceklerini ikram ettiğini izliyorum. Bir ağacın gölgesine geçiyorum. O an ezan okunuyor, martılarda bir sevinç ,eşlik ediyor.”Hayırlı iftarlar” kulaklarımda yankılanıyor. Sonuna kadar ezanı dinliyor yüreğim. Biten iftarın ardından camide buluyorum kendimi. İnce ince işlenmiş , tavanlar, bütün duygularını, kötülüklerini, her şeylerini dışarıda soyup gelen insanları izliyorum.

Ne güzel akşam diyorum içimden. Rabbimin huzuruna misafirim. O çağarmış ben nasıl gitmeyeyim?Namazın en güzelini kılıyorum sanki. Camiden çıkıyorum. Diyeceksiniz nasıl sabahladın? Gönlüme eş bir arkadaş aldım yanıma. Annem gibi sevdiğim teyze gibi gördüğüm. Boydan boya caddeyi turluyoruz. İnsanlar hep gülümsüyor. Bir yere oturuyoruz çay içiyoruz. Sanki içtiğim çay bile bu sefer farklı. Asıl marifet aşkta değil aşık olduğunda . Saat 1e geliyor . Dua dua susmaya gidiyorum tekrardan Camiye. Okuduğum her satırda özümü hatırlıyorum. Avluda pencerenin bir kenarına oturuyorum. Baktıkça kendimle aynı olan ama farklı hayatlar yaşayanları görüyorum. Yaradanda ötürü yaratılanı seviyorum ben. Nankörlüğe karşılık hoş görüyle bağırıyorum, asık suratlara inada gülümsüyorum, ben bedenlerden çok ruhunu seviyorum. Aşkta değil marifet aşık olduğunda. Ben yaradana saygı duyup sevdiğimden sizleri seviyorum. Tam ezan okunmadan dışarıya serilen kilimlerin üzerinde yerimi almış buluyorum kendimi. En öne kuruluyorum ki ezanı daha derinden duyayım. Kalbimin sesi gerilerde kalsın bu sefer. Sabırsızca bekliyorum sevdiğimi sanki. O an geliyor. Bu sabahım farklı diğer sabahlardan. Daha güzel olacak. Minareden okundukça ezan bedenimi öldürüp ruhumu yaşatıyorum. Tövbeler, şükürler birbirini takip ediyor. O sabahım farklı olacak diyorum. Sesleniyor görevli” sıklaştırın safları, bu sabah çok kalabalık. Kadir gecesinin sabahı “ diyor. O an yüreğimde ki martı uçuyor. Ne şanslı bir kulum ki rabbim en güzel günde ağarlıyor beni. Bütün ibadetlerin ardından minareden gelen duada buluyorum kendimi. “Nefret değil sevgi ek yüreğimize, nankörlüğü unuttur hoş görüyü tattır. Nefesimizin her an gideceğini anlat ki kırmayalım kimseyi.” İçimden söylüyorum yazdıklarımı. Ve o sabah gökyüzüne baktığımda hilal olan ayın gölgesi dolunay.

Ramazan ne güzel bir ay. Bütün aynı olanları biraraya toplayan. Daha güzel nice olanlarına. Anlatmışım yine uzunca. Hadi koyun çorbaları.

Diğer Ramazanda görüşmek üzere.. 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
alucrahaber