SüleymanKAVUKÇU

Unutulmuş Bir Sünnet Hacamat


SüleymanKAVUKÇU
15 Temmuz 2016 Cuma 10:02

Allah cc. sonsuz hamd Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) sonsuz selatı selam olsun. Dğerli dostlar bu yazımda alternatip tıbbında kabul ettiği Peygamber Efendimizin sünneti HACAMAT tan bahsetmeye çalışacağım.

Konuya girmeden önce başaımdan geçen bir hadiseyi sizlerle paylaşmak onur duyacağım yaklaşık sekiz yıl önce bağırsak hastalığından Çapa Tıp Fakültesinde tedavi görerken, bir arkadaşım ziyaretime gelmiş ve amansız  ızdıraplı sancıya tahammül bile edemezken bana bitkisel kür hiç kullandın mı diye sormuştu. Bense  o ağrılarıma rağmen hafif bir tebessümle tıp çare bulamazken bitkilermi çare bulacak demiştim. Arkadaşım bana bak kardeşim o senin bildiğin şarlatanlardan değil. Kendisi de prof ve işinin ehli deyip telefonunu verdi. Giderken de aramam için  sıkı sıkı tenbih etti. Bende denize düşen yılana sarılır misali aramam da bir kayıp olmayacağını düşünerek aramıştım. ALLAH cc razı olsun (hala duamdan eksik etmem Prof İbrahim Saracoğlu) kendisini aradığımda hastalığımı söylemiştim. Bana tıpbın verdiği ilaçları ben söylemeden isimlerini tek tek söyleyerek aman onları ihmal etme, benimkiler de destekleyici Allahın c. izniyle hayatını idame ettirecek şekle gelirsin demişti. Çok şükür aradım dualarımı ayırıyorum ama belki aramasaydım çok şey kaybede bilirdim. Tabiki şifayı veren cenabı haktır. Sebeplere sarılmamız dua silahına sarılmamız lazım, dilerse mevla çareyi hiç yüzüne bile bakmadığımız bir şeyde saklayıp karşına çıkartabilir. İşte ben o zaman alternatip tıbbın faydalarına inandım ve o günden bu güne kadar bütün dostlara tavsiye ediyorum.

Bizim insanlarımız günümüzde maalesef hasta olunca şifa arar oldular. Halbuki hastalığa yakalanmadan veya milumuma indirmeye çalışmak için çaba göstermiyoruz. Hastalıklara karşı korumada, hastalık sonrasında, bağışıklak sistemini kuvetlendirme de unutulmuş bir süneti anlatım inşaallah.

Süleyman KavukçuHacamat, deri altındaki birikmiş, damarda dolaşmayan, atıl kalmış, vücuda zararlı ve biriktiği noktada ilgili organa zarar veren pis kanın vücuttan dışarıya atılması işlemidir. Hacamat normal şartlarda damardan kan verme işlemi ile kıyaslanamaz. Kan verme işleminde vücudun kullandığı açık renkli temiz kan gider.  Hacamatla alınan kan ise pıhtılaşmış,  Jöle/Yoğurt  kıvamında, tamamen pis ve zararlı kandır. Bu pelteleşmiş pis kan;  kan özelliğini tamamen yitirmiş, vücudun artık ve kullanmadığı, damarda dolaşmayan, toksik maddeler içeren bir özelliktedir.

Aynı zamanda hacamat; Kan fazlalığının vücutta meydana getirdiği rahatsızlıkları gidermek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Kupa terapisi, vücudun belirli yerlerinden kan aldırmak suretiyle yapılır. Amaç sağlığı korumak ve çeşitli hastalıklardan kurtulmaktır. Tarihi milattan önceye dayanır. İslam tıbbında hacamatın yeri büyüktür. Zira Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir kaç hadisinde hacamatın önemini belirtmiştir.  

Hacamat tedavisinin temel prensibi, uygun noktalardan pıhtılar ve toksik maddeler vakumlanarak; kılcal damarlardaki tıkanıklıkları açma ve kirli kanın temizlenmesi işlemidir. Bu şekilde o bölgedeki organlara kan akışı düzenlenerek, organın hastalığının düzelmesinde etkili olacak, temiz ve düzenli kan dolaşımı sağlanmış olacaktır. Hacamat çok hızlı tesir gösterir, çok etkilidir. Eğitimli haccamlar tarafından yapılan hacamatın hiç bir yan etkisi olmaz.

Hacamatla ilgili bir çok hadisi şerifler vardır. Bunlardan bir kaçını zikremeye çalışalım.

Rasulullah (s.a.s) şöyle dedi: İsra ve Mirac’a çıktığım zaman geçtiğim her melek topluluğu bana şöyle dediler; “Ey Muhammed! Mutlaka hacamatı tavsiye et.” (Ahmed,Tirmizi, İbn. Mace ve Hakim)

Başka bir hadisde  Rasulullah (s.a.s) şöyle buyuruyor:

“Her bir melek topluluğunun yanında geçtiğimde, Melekler bana, Ey Muhammed! Ümmetine hacamatı emret.” (Tirmizi sahih senetle)

Peygamber Efendimiz (SallAllahü aleyhi ve sellem) Hadis-i Şerif'de "Mirac'dan inerken hangi Melek cemaatine rastlasam. Ey Muhammed (SallAllahü aleyhi ve sellem)! Ümmetine hacamat olmalarını emret! dediler." buyurmuştur.

“Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)” (Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3)
 
Hacamat ücreti helaldir: Müslim; 1577,
 
"Hacâmatın vakti, her ayın 17, 19 ve 21. günleridir." Müslim

Ebu Kesbe el-Enmari radiyAllahu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam basindan ve iki omuzu arasindan hacamat olur ve: “Kim bu kandan akitirsa, herhangi bir hastalik için, bir baska ilacla tedavi olmasa da zarar gormez!” buyururdu.”

Ebu Davud, Tibb 4, (3859); Ibnu Mace, Tibb 21, (3484).

Rasulullah (s.a.v.)’in bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)”

(Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3

Muhammed bin Abdullah ‘ Her kim ayın on yedi on dokuz ve yirmi birinci günlerinde kan aldırırsa kan hücumundan dolayı meydana gelen bir çok hastalıklardan şifa bulur.’ buyurmuşlardır. E. Davud Tıp H. 3861; Tirmizi Tıp H. 2051
 
Ibnu Abbas radiyAllahu anhuma anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Haccam ne iyi kuldur; (fazla) kani giderir, beli hafifletir, gozu parlatir.”

Ibnu Abbas der ki: “Resulullah aleyhissalatu vesselam Mirac gecesinde, meleklerden murekkeb bir cemaate her ugrayisinda: “Hacamat olmaya devam et! Ummetine de hacamat olmalarini emret!” derlerdi.” Tirmizi, Tibb 12, (2054).
 
Ebu Bekre radiyAllahu anh’tan anlatildigina gore, bu muhterem sahabi, ailesini sali gunu hacamat olmaktan men ederdi. Derdi ki: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Sali gunu kan gunudur. O gunde bir saat vardir, kan durmaz.” Ebu Davud, Tibb 5, (3862).

Peygamberimizin hizmetlilerinden Selma (r.a) demiştir ki: “Her kim peygamberimize başındaki bir ağrıdan şikayet etti ise Rasulullah ,ona:”kan aldır!” buyurmuştur. Her kim de ayaklarındaki bir ağrı veya yaradan şikayet etti ise ,ona da: ”ayaklarına kına yak! “  buyurmuşlardır. E. Davud Tıp 3858, Tirmizi Tıp H. 3502

Yine peygamberimiz”üç şeyde şifa vardır .Bal şerbeti içmekte,kan aldırmakta ve kızgın bir aletle dağlama yaptırmakta. Fakat ben dağlama yaptırmayı sevmem.” buyurmuşlardır. Buhari Tıp 7/12, İ. Mace Tıp H. 3491, Müsned 1/246

Hz. Ali radiyAllahu anh anlatiyor: “(Bir gun) Cebrail Resulullah aleyhissalatu vesselam’a, Ahdaayn ve kahilden hacamat olma emrini getirdi.”

Tirmizi su ziyadede bulunur: “(Resulullah aleyhissalatu vesselam) ayin onyedisinde, ondokuzunda ve yirmi birinde hacamat olurdu.” Tirmizi, Tibb 12, (2052).

Hacamatın Faydaları

(Kanama olmadan) Kuru Kupanın Faydaları

    Soğuk algınlığında vücudu güçlendirir.
    Kronik akciğer hastalıklarında ağrıyı rahatlatır.
    Aşırı adet kanamasını ve burun kanamasını frenler.
    Ağrıları genel olarak azaltır, kan birikmesini önler.
    Kasların gerginliğini alır.
    Nörit ve omurilik iltihabında medikal tedaviyi destekler.

(Kanamalı) Hacamatın Faydaları

    Omurilik aktivitesini artırır, toksinler ve gıda atıklarını kandan temizler.
    Kan damarlarındaki anormal kan basıncı ve kalsifikasyonu (damar sertliğini) önler.
    Bazı baş dönmesi hastalıklarında çok etkilidir.
    Baş ağrısı, yüz kırışıklığı, migren ve vertigo şikâyetlerinde tedavi edicidir.
    Diş ağrısını ortadan kaldırır.
    Epilepsi nöbetlerinde tedavi edicidir.
    Kas kramplarını, kulunçları önler.
    Kan damarlarının geçirgenliğini artırır.
    Astım, pnömoni ve anginapektorisi olan insanlar için çok yararlıdır.
    Görme keskinliğini artırır.
    Göz hastalıklarının tedavisinde destekleyicidir.
    Adet düzensizliklerinde ve ağrılarında önleyicidir.
    Kan dolaşımını, vücudu, boğazı, omuzları ve göğsü rahatlatır.
    Tembellik ve uyuşukluğun üstesinden gelir.
    Uyku bozukluklarını düzenler.
    Stres ile başa çıkmada etkilidir.
    Kabusları önler.
    Travma sonrası psikolojik bozuklukları, aşırı korkuyu giderir.
    Uyuşturucu bağımlılığını aşmada, sigarayı bırakmada yardımcıdır.
    Vücuttan toksik gazları uzaklaştırır.
    Gut ve romatizmanın metabolik birikintilerini atemizler.
    Cilt hastalıklarını önlemede çok etkilidir.
    Vücut fonksiyonlarını geri kazandırır ve güçlendirir.
    Yaralar ve ülserlerin iyileşmesini hızlandırır.
    Yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol, diyabet ve inme tedavisinde çok etkilidir.
    Bel ağrısının tedavisi, karaciğer hastalıkları, baş ağrısı, göz ağrısı, iktidarsızlık, libido kaybını önlemede güçlü etkisi vardır.
    Sinüzit, hemoroid ve ülser tedavisini destekleyici olarak faydalanılır.
    
Hepinizi Allaha cc. emanet ederken huzur afiyet sıhhat dolu günler dilerim.

Geniş bilgi için arayabilirsiniz.
    
suleymankavukcu@mynet.com


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
alucrahaber