Albay Şakir'in Kaleminden Ozan Arif

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Albay Şakir'in Kaleminden Ozan Arif
Ülkücü hareketin Karadeniz’deki önderlerinden Albay Şakir lakaplı Şakir Aliustaoğlu, dün Hakk’ın rahmetine kavuşan Ozan Arif’i kaleme aldı.
Alucrahaber - Haberiçi Reklam -Sıla

Şakir Aliustaoğlu’nun oğlu Arif Afşin Aliustaoğlu sosyal paylaşım sitesinden yayınladığı babasının yazısında önemli anekdotlara yer verildi.

İşte o yazı;

BABAMIN KALEMİNDEN OZAN ARİF

Herkes Ozan Arif hakkında yazdı durdu. Tehdit edenler, eleştirenler, göklere çıkaranlar, hırpalayıp yerin dibine batıranlar… Birde benden dinleyin istedim. Bir hemşerisi olarak…


Ozan Arif’i Perşembe öğretmen lisesini bitirip genç, idealist biri, olarak Samsun Çarşamba’ya atanan bir öğretmen olarak tanıdım… O zaman meşhur Ozan Arif değil öğretmen, ülkücü, Arif’ti. O zamanki Çarşamba ocak başkanı Fikri Semiz “Moskof Sehpası” diye bir oyun sahneye koymuş Ozan Arif’te önderlik etmiş, yardımcı olmuştu. Sanırım çeşitli ilçelerde sahneye konurken Ozan Arif’te elinde sazı ilk o günlerde sahneye çıkmıştı. Bunlardan ilki de Giresun ve ilçeleriydi. Giresun ve ilçelerinde geceler düzenler geri dönüşte de duvarlara “Milliyetçi Türkiye”, ”Kanımız aksa da zafer İslam’ın“ yazardık.

Şakir AliustaoğluGiresun’un ilk Şehidi Cennet mekân Celal Durmuş, Ozan Arif, Fikri Semiz şimdi hatırlayamadığım bir iki arkadaş daha Dereli gecesinden dönerken kurşunlanmıştık bile yazılama yaparken. Şimdi hoş bir hatıra olarak sadece gülümsüyorum. ”Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın” şimdi bu slogan yasaklanmış slogan. Oysa ki Ozan Arif bu sözü yazarken kurşunlanmıştı. O yıllarda doğmamış biri şimdi kalkmış Ozan Arif'i eleştiriyor hakkıdır. Yaşamadı ki nerden bilsin...

Sonra Ozan Arif, köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir gezip davayı anlattı… Ülkücü olmanın ateşten gömlek olduğu o yıllarda hem davayı anlattı, hem hareketin moralini yüksek tutmaya gayret etti. O yıllarda ülkücü hareketin susmayan sesiydi adeta. Hareket her şehirde, her kasabada şehitler toprağa veriyor “O” şehitler ölmez diye haykırıyordu. Çiçekler nerden bilecek ki şehitleri. Hiç arkadaşlarını eliyle toprağa vermedi ki. Yâda 22 yaşında ki delikanlı. O Ülkücü Hareket engellenemez, Devletin başına devlet geçecekten başka slogan bilmedi ki. Kim engellemeye çalışıyorsa Ülkücü hareketi…

Sonraki yıllar sürgün yılarıydı… Arif’in bir şekilde yurtdışına kaçması belkide gönderilişi… Seksenli yılların Ülkücü Gençleri onun eserleriyle büyüdüler ”Üç kardeşdik biz üç kardeş”, ”C–5” ülkücülerin zindanda yaşadıklarını ve sürgünde çektiklerini anlattı hiç durmaksızın, beklide zindandaki Yusufların sesi oldu. Zindanı bilmeyen, sürgün görmemiş nerden bilecekti ki soğuk taş duvarların ardında yaşananları. Yâda vatandan uzak, vatan yaşamayı. Devlet kimliğinde ahkâm kesmek elbette kolaydı. Kestilerde…

Avrupa’da ki Ozan Arif ‘i de tanıma fırsatı buldum. Almanya’da, Belçika’da, Fransa’da, Hollanda’da, İsviçre’de ben Ülkücüyüm diyen her evde Ozan Arif’in izi vardı. Ülkücü olmalarında payı. Avrupa Türklüğü içindeki yeni nesil Ozan Arif’in deyişleriyle Milli kimliklerini öğreniyordu. Peki, harekete bunca hizmeti dokunmuş biri nasıl hain ilan edildi ki. Ve birden bu hareketin bir numaralı düşmanı kesili verdi. Federasyon yöneticileri Avrupa Türklüğüne Avrupa’nın en büyük diskosunu acarken, Ozan Arif: Vatan, Bayrak diyordu. Bu Büyük davaya ihanet makamında duranlar: ”Usta hırsız, ev sahibini bastırmış” misali şimdi önüne geleni hain ilan ediyor. Gerçek dava adamları hain ilan edilmese; dalkavuklar, kemik yalayıcıları nasıl ön saflara geçecekler ki?

Ozan Arif Neden Hain İlan Edildi?

Peki, neden Ozan Arif hain ilan edildi? Oysaki bildiğim kadarıyla Ozan sayın Genel Başkanın ilk seçildiği kongrede Genel Başkanı desteklemişti. Mesele Türkiye ile ilgili değil sanırım. Türkiyedeki dengelerle de ilgili değil. Mesele Cennet mekân Arvasi Hocanın dediği gibi Ülkücü geçinenlerle, Ülkücüden geçinenlerin Avrupa da Ozanın olduğu yerde kendilerine kapıların açılmayacağını düşünerek sayın genel başkana doğruları değil olmamışları oldu gibi anlatmalarından kaynaklanıyor. Bu harekette hain olmak kolaydır ya yıllarca hizmet et biri çıksın hain desin ve hain ol… Nede güzel değil mi… Siz çocuğunuzun nafakasını ve mesainizin tümünü bu büyük davaya vakfedin bu davanın sırtından geçinenler sizi hain ilan ediversin. Ve siz sus pus oturun… Oysaki Ülkücülük haksızlık karşısında susmamak hakkı tarif etmenin adıdır. Susmak kabullenmektir. İhaneti kabullenmek ülkücüye yakışmamıştır yakışmaz. Oysaki Ülkücülük haksızlığa baş kaldırmanın adıdır… Onca şehit ve gazi ve onca mağdur inandığımız ve iman ettiğimiz bu ulvi dava, kemik yalayıcıları makamlarda sefa sürsün diye bu harekete katılmadılar. Onun için şehit olup, onlar için taş medreselerde çile doldurmadılar. Hainlik ihanet makamına yakışır. Ülkücüye değil… Herkes vicdanını yoklamalı… Kim hain kim, dava adamı… Vicdanlarda… Ben inanıyor ve biliyorum ki Ozan Arif ülkücü hareketin vicdanında dava adamıdır… Ve bu hareketin bize yüklediği misyon : “Haksızlık karşısında susan dil, dinsiz şeytandır” felsefesidir. Siyaset, siyaset bezirgânlarının olsun, tasması takılmış köpekleriyle. Bozkurda tasma takmak kimin haddine...

Anahtar Kelimeler:
Ozan Arif'in Vefatı Sevenlerini Yasa BoğduÖnceki Haber

Ozan Arif'in Vefatı Sevenlerini Yasa Boğ...

Şimdi Değişim ZamanıSonraki Haber

Şimdi Değişim Zamanı

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar