Uzaklara Gitmeye Gerek Yok Çamoluk Yanımızda

 Kadir Bekiroğlu

Merhaba Değerli Dostlarım,

9-11 Nisan 2010 tarihlerini gösterdiği günlerde Giresunlular Feshane’yi neredeyse ağzına kadar doldurmuştu. Üç gün süren etkinliklerde siyasetten sinemaya, müzikten iş dünyasına kadar birçok hemşehrimiz Feshane de yerlerini almıştı.

Benim orada dikkatimi çeken bir olayı sizlerle paylaşmak, değerlendirmesini de siz değerli gönül dostlarıma bırakmak istiyorum.

Feshanenin son günü olan Pazar günü Alucra standımızı Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Sayın Numan Kurtulmuş Bey ziyaret etti. Ev sahibi olarak vakıf yöneticisi ağabeylerim orda olmadığı için misafirimizi ağırlamak da bizlere (Alucra Gençlik Komitesine) düştü.

Alucra Vakfı Gençlik Komitesi olarak çalışmalarımızı içeren çıkardığımız dergiyi Sayın Kurtulmuş'a vermiştim. Dergimizin kapağında iddialı bir başlık vardı ve bu başlık Sayın Kurtulmuş'un da dikkatini çekti. Bana dergi kapağında yazan "Alucra Hızlı Tren Projesi" hakkında sorular sordu. Ben de Erzincan-Trabzon arası Yüksel Domaniç İnşaat tarafından yapılacak tren hattının ilçemiz sınırlarından geçmesi için yapılan bir çalışma olduğundan bahsettim.

Sayın Kurtulmuş Bey, bana sadece şunu sordu :

- Alucra'nın bu Proje için yetişmiş eğitimli ve siyasi kaç insanı var? Ayrıca, Alucra'nın eğitim için verdiği bursiyer ve dernekleri, vakıfları kaç tane? diye sorarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Değerli Kadir kardeşim bu projenizin gerçekleşebilmesinin için bir çok boyutu var: En önemlisi siyasi tarafı ve iş yürüten işi takip eden bürokrasi tarafı. Siyasi tarafını kabul oldu sayıyoruz ama iş bitmiyor. Bu iş için bir örnek vereceğim. Trabzonluların öğrencilerine burs veren vakıflarının, derneklerinin sayısını hatırlamıyorum ama şunu çok güzel yapıyorlar: Burs alan öğrenciyi itina ile seçip onun eğitim süresince dernekle vakıfla bağlarını güçlendiriyorlar, okul bittiğinde ise öğrencilerini güçlü bürokrasileri ile devlet kademelerinde önemli görevlere gelmelerini sağlıyorlar. Bu şekilde hem kültürel bağlarından kopmaları engellenmiş olunuyor hem de memleketlerine yetişmiş insan kazandırılıyor. Bu sizin tren projenizde sanırım Bayındırlık Bakanlığının kontrolünde olan bir proje, bir inceleme yaparsanız bu bursiyerlerin kaç tane mimarının ve mühendisinin Bayındırlıkta iş ve söz sahibi olduğunu göreceksiniz. "Sayın Kurtulmuş Bey’in sözlerinden anladığım o ki, siz ne yaparsanız yapın önce insan yetiştirip söz sahibi olmadığınız sürece bu projeleriniz hep kağıt üzerinde kalır" demişti.

Tabii ben bir şey diyemedim Sayın Kurtulmuş'a. O günden sonra hep Eğitim konusunda neler yapılabilir onu düşündüm, bazı arkadaşlarımla da fikirlerimi paylaştım.

Maalesef çeşitli nedenler ve özellikle Meslek Yüksek Okulunun yapımı için tüm çabasını bu alanda kullanan Alucra Vakfı 3 yıldır öğrencilere burs veremedi. Bunun yanı sıra köy derneklerimizde Burs verme başarısını sağlayamadı. Belki bir iki tane derneğimiz kendi çapından bir kaç öğrenciye vermiş olabilir ama adının Eğitim ve Kalkınma Vakfı olan bir kurumun çeşitli nedenlerle burs veremeyişi hep üzüntü duyduğum bir meseledir.

Çamoluk Burs Komisyonu Bu İşi Başarıyor

Geçtiğimiz Ramazan ayı içerisinde Çamoluk Burs Komisyonun iftar programına katılmıştım. Çamoluk Derneği tam 11 yıldır yüksek öğrenim gören öğrencilere kesintisiz verdiği burslar ile Karadeniz'de örnek olmaya devam etmekte olan bir kurum. Bu işi çok iyi başarıyorlar ve başarılarının sırrı bence samimiyet ve öğrencilerine gösterdikleri ilgi ve yakınlıkta yatıyor.

Çamoluk Derneği bu işi yaparken Burs Komisyonu diye bir birim oluşturmuş işin başına ehil insanları koymuş. Komisyon burs için gelen parayı ayrı bir kasada tutarak kesinlikle dernek kasasıyla karıştırmamış. Çamoluk Derneği Burs Komisyonu Başkanı sayın Veysel Ekmen konuşmasında "Çamoluklu Öğrencilerin Bursları zamanı geldiğinde bir bankanın ATM şubesinde gidip paralarını alacak şekilde görmediklerini ve asla bu şekilde de çalışma yapmadıklarını" anlattı. Evet, İstanbul içinde okuyan öğrenciler her ayın ilk Cumartesi dernek binasına gelip burslarını alıyor, çaylarını içiyor varsa sıkıntılarını dertlerini paylaşıyor. Bu şekilde hem bursiyerler hem de dernek arasında bir bağ ve ilerleyen süreçte yetişecek kaliteli insanlar sürekliliği için bir köprü kuruluyor. İl dışındakilerle de Eğitim sezonun ara tatillerinde ya da eğitim yılı bitiminde kamplar düzenliyor. Tabi bununla da yetinmeyen Burs Komisyonu, okulu bitiren öğrencilerin iş hayatlarına atılmasına da destek olup öncülük ediyor. Kısacası Dernek ve Burs yetkilileri yukarda Numan Bey'in bana anlatmaya çalıştığı uygulamayı aynen harfi harfine hayata geçiriyorlar.

İşte bu nedenle başarılılar ve bu nedenle 11 yıldır Karadeniz’de örnek gösterilmekteler. Çamoluk’un nüfusu küçük olabilir ama bu çalışmayla belki 10 yıl sonra inanın Giresun'un hatta Karadeniz'in en büyük eğitimli nüfusu olacaklarından kimsenin şüphesi olmasın. 2010 yılında Burs verecekleri öğrenci sayısı 400 kişi ve her yıl artarak devam etmektedir.

Burs alan öğrenciler şimdilerin öğretmenleri, hakimleri, savcıları, doktorları, mühendisleri hatta kaymakamları olmuşlar bile. Burs Komisyonu Başkanı Sayın Veysel Ekmen iftar yemeğinde çalışmalarını anlatırken "önümüzdeki 10 yıl içerisinde 10 tane Kaymakam ve Vali, 20 tane uzman doktor ve başhekim, 20 tane maliye ve mülkiye müfetteşi, sayısız öğretmen ve eğitimci olacak şekilde planlıyoruz" diyerek hedeflerini açıkladı. "Ayaklarımız yerde ama gözlerimiz daima yıldızlarda" diyen Dernek Başkanı Sayın Yaşa Bey Kalebaşı ise Çamolukluların eğitime ve öğrenciye verdikleri değerlerden bahsetmişti.

Evet Değerli Gönül Dostları,

Örnekler çok yakınımızda, kardeş ilçemiz Çamoluk'ta, uzaklara gitmeye de gerek yok! Eğer Alucralılar Kalkınmada öncelikli olmak istiyorsa "İnsan eğitimine önem vermeli, insan yetiştirmeli". Bunu da tüm sivil toplum kuruluşları birlikte yapmalı diye düşünüyorum. Alucra Vakfına bu hususta çok büyük görev düşmektedir.

Olumsuzluklar mutlaka olacaktır ama önemli olan bu işi başarmak ise "Başarıya giden yolda çekilen çile mukaddestir" sözünü unutmamak gerekir. Kimseyi eleştirmek niyetinde değilim ama artık birileri bu işe sahip çıkmalı, Alucralı öğrencilerin burs taleplerine çare olmalıdır diye düşünüyorum. Alucra adını taşıyan tüm sivil toplum kuruluşları eğer Alucra'nın geleceğine ilişkin yatırımları yapamıyorlarsa meşgul ettikleri koltukları yapabilecek insanlara terk etmeleri çok hayırlı bir davranıştır diye düşünüyorum.

Saygı ve Sevgilerimle..

Kadir BEKİROĞLU

15.09.2010, İstanbul

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kadir Bekiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alucra Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alucra Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Alucra Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Alucra Haber değil haberi geçen ajanstır.