Sevr Antlaşması - Haçlının Türk'e Sunduğu Ölüm Fermânı

mask

Saygıdeğer Dostlarım!

Dün Sevr Antlaşmasının imzalanmasının diğer tabirle ÖLÜM FERMANI'nın bize zorla dayatılmasının 97.yıldönümüdür. Bu Sevr Antlaşması hakkında bugüne kadar ağzı olan herkes bir şeyler konuştu. Ancak bilenler ve konuşması gerekenler ise her nedense suskunluğu tercih etti.

Bu Facebook sayfamızı açalı 5 ay oldu. Her gün bir şeyler yazıp çiziyoruz. Yazacağımız bir şeyden yüzde yüz emin olmadan ve o konuyu hukuksal ve mantıksal olarak şahsen zihin süzgecimizden geçirmeden asla bir paylaşımda bulunmadık.

Hatta geçenlerde önemli tarihi bir olayı paylaşacaktık. Bu konunun aslında yüzde 99 doğru olduğuna da emindim. Ancak yüzde 1 oranında bir belirsizliği kafamda çözemedim ve vebal olmasın diye dolayısıyla paylaşmaktan da vazgeçtim.

Şimdi gelgelelim yedisinden yetmişine kadar herkesin bir şeyler söylediği bilenlerin de dillerini yuttukları Sevr Antlaşması meselesine;

Nasıl ki İttihatçılar, Meclisin ve o devrin Devlet Başkan'ı olan Sultan Reşat'ın onayı olmadan 600 yıllıklı bir devleti Almanlarla yaptıkları gizli bir antlaşma ile bir oldu bitti ile I.Dünya savaşına sokmuşlarsa, Sevr Antlaşması da yine Meclisin ve yeni Devlet Başkan'ı olan Vahdettin Hân'ın onayı olmadan imzalanmış ancak asla yürürlüğe girmemiş ve uluslararası hukuki sorumluluğu olmayan bir antlaşmadır.

Uluslararası Hukuk ve Avrupa Birliği üzerine yüksek ihtisas yapmış bir hukukçu olarak rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki; Uluslararası Antlaşmaların kabulü için 3 aşama vardır. Bunlar şu şekildedir:

-- : Hükümet adına yetkili bir heyetin veya Kurulun o antlaşmayı imzalaması,

-- : Hükümete asıl yetkiyi veren Meclis'in bu antlaşmayı bir kanun çıkararak uygun bulması,

-- : Devlet Başkanının da Meclisin uygun bulduğu antlaşmayı onaması,

Gel gör ki yukarıda bahsettiğimiz her iki antlaşma da hukuken geçersizdir. Hukuki tabirle " keenlem yekün " dür yani yok hükmündedir. Çünkü her ikisinde de hem Meclisin uygun bulması hem de Devlet Başkanının onaması yoktur. Dolayısıyla Uluslararası hukukta da herhangi bir bağlayıcılığı yoktur.

Biz, şimdi asıl konumuz olan emperyalist Avrupalı Devletler tarafından bize sunulan ölüm fermanı niteliğindeki Sevr Antlaşmasına dönelim:

Bu antlaşmayı, Batılı devletlerin Meclisleri ve Devlet Başkanları da onaylamamıştır. Onaylamamaların sebebi, Osmanlının mirası üzerindeki menfaat çatışmalarında kendi aralarında bir consensusa yani bir uzlaşmaya, bir anlaşmaya varamamış olmalarıdır.

Sevr Antlaşmasını sadece bir ülke nihâî olarak onaylamış o da Yunanistan'dır. Yunanlılar, bir daha böyle bir fırsatın ellerine geçeceğine inanmadıklarından biran evvel arzu ettikleri neticeyi almak istemiş olmalarıdır.

Bir sonraki VAHDETTİN HAİN DEĞİLDİ - BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT isimli makalemizde görüşmek üzere şimdilik ALLAH (C.C)'a emanet olunuz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Av.Mustafa TAŞBAŞI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alucra Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alucra Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Alucra Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Alucra Haber değil haberi geçen ajanstır.