Neden Ben?

 Kadir Bekiroğlu

Neden ben diyen herkes için!

Kaybedenlerin vazgeçilmez sözüdür "neden ben?" Bu yaşanmış hikayeyi okuduktan sonra benim fikirlerimin değiştiği gibi sizin de fikrinizin değişeceğine inanıyorum. Önemli olan hayata karşı ne kadar dürüst olabildiğimiz ve ne kadar kendimizi bir sorguya çekebildiğimizdir...

Yaşanan olay şöyle... Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı. Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı. Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebilecegi bir oyuk buldu...

Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlıga düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Branda nın gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu. Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı. Lens yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu. Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulmasi için Allah'a dua edebilirdi yalnizca... Ve içten içe düşünüp dua etmeye basladı. "Allahım! Sen bu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardim et."

Grup tırmanışı sona erdirip ve patikalardan yürüyerek aşağı indiler. Aşağı indiklerinde, tırmanmak üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler. İçlerinden biri "Aranızda lens kaybeden var mı?" diye bağırdı. Brenda'nın sonradan ögrendiğine göre, lensi bir karınca taşıyordu ve karınca yavasça kayanın üzerinde hareket ettikçe parlayan lens tırmanış yapan gençlerin dikkatini çekmişti.

Eve döndüklerinde Brenda lensini nasıl bulduklarını babasına anlatacak ve bir karikatürcü olan babası da ağızıyla lens taşıyan bir karınca resmi çizerek, karıncanın üzerindeki baloncuga bunları yazacaktı:

"Allahım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu yiyemem ve neredeyse taşıyamayacağım kadarda ağır. Ama istedigin sadece bunu taşımamsa, senin için taşıyacağım..."

Bu olaydan özetle; hayatta karşılaştığımız o kadar çok ilginç şey varki...Bizi yaratan sonsuz mutlak sahibi cenab-ı Rabb-u Rahim herşeyimizde bize bir imtihanı vesile etmiş, bizim olaylara karşı ne kadar hassas ve duyarlı davrandığımızı görmek istemektedir... İnsanların hayata karşı bakış perspektifini değiştirecek bu tarzda o kadar olay yaşanıyor ki,hayatın hiç bir zaman bir tesadüf olmadığını mutlak suretle bir tevafuk olduğunu çok açıkca ispat ediyor ve idrakını yaşatabiliyor. Şunuda anlıyoruz ki insan duanın gücü sayesinde ayakta kalabilmekte. Duanın sihirli gücü hayatın heranında bizimle ve bizim sığınma kapımız durumundadır...

Heran Dua ve Selam ile..

15.08.2006 - Kıbrıs

Kadir BEKİROĞLU

[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kadir Bekiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alucra Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alucra Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Alucra Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Alucra Haber değil haberi geçen ajanstır.