Ölü Toprak

 Kadir Bekiroğlu

Nedir Ölü toprak?

Yada toprağın ölü olduğunu açıklayabilecek kimse var mı? Ben toprağın ölü olduğuna inanmıyorum, yeterki sen onu eşele onunla hasbihal et bak neler veriyor sana. Boşuna dememiş Aşık Veysel Kara Toprak şiirinde;

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi

Yemek verdi ekmek verdi et verdi

Kazma ile döğmeyince kıt verdi

Benim sadık yarim kara topraktır

Karnın yardım kazmayınan belinen

Yüzün yırttım tırnağınan elinen

Gine beni karşıladı gülinen

Benim sadık yarim kara topraktır

yeter ki biz istekli olalım ve çalışalım ölü dediğimiz toprağın vermediği şey yok biz insanoğluna. Nedense Ölü toprak diye tabir edilen bu deyim üzerimize sağnak sağnak yağıyor, bizim memleket dışındada bir ikinci memkete atfedilmiyor gibime geliyor.

Gurbette "Memleket nere gardaş" diye soranlara Alucra deriz belki gururla belki de bir isyan haliyle. Suçu hep Alucra'da bulur yada mahareti, hüneri, o gururlanmayı hep Alucra'ya yıkarız. Oysa orayı o toprakları sevilen yada sevilmeyen haline getiren biz insanoğlu değil miyiz?

Ben Alucralıyım derken gururlanan heyecan duyan bir kardeşinizim, memleketim her ne kadar siyasi arenada çok başarılı vekiller mebuslar çıkarsada bağrından, yatırım noktasında insan eksenli hatalardan dolayı gerekli değeri gördüğünü düşünmüyorum. Ya biz isteyi almayı bilmiyoruz yada çok beceriksiziz, bunun ortası yok. Cumhuriyet tarihinde Alucra kadar milletvekili çıkaran ikinci bir ilçede yok. Hemen aklıma şu soru geliyor; bu kadar çok imkanımız varken kendi üzerimize ölü toprağı biz mi serpeliyoruz?

Aslında ilçemizin geri kalmışlığının en temelinde biz insan faktörü var! Efendimiz (sav) "Nasıl yaşarsanız öyle yönetilirsiniz" sözü ilçemizin geçmişten günümüze ne durumda olduğunu anlatan çok mükemmel bir hadis değil midir? Peki eskiden böylemiydi? Bu sorunun cevabını Alucranın ulu çınarları diye tabir ettiğim değerli büyüklerime sorduğumda istisnasız verdikleri cevap şuydu:

"Alucra'da gerek yerel gerek genel seçimler 1 gün olurdu, o gün sandıkları kurulur oylar verilir seçim biter, sonuçlar açıklanır herşey ertesi günü kaldığı yerden devam eder dostluk, komşuluk asla zarar görmezdi." Peki ya şimdi öyle mi? Biz ulusal medyaya balta saplarıyla nam salan bir ilçe olduk ben isterdim ki yaptığı hizmetlerle nam salan bir ilçe olsun. Siyasetin insanları ayrıştırdığı 80'li yıllarda Alucra böyle bir ayrışıma birbirlerine karşı olan sevgi, saygı, komşuluk ilişkilerinden dolayı prim vermezken sonraları ucuz hesapların peşinde olanlar maalesef insanları suçu bucu diyerek böldü ve memleketi 3 aylık yaz aylarında kalacak bir yayla haline getirdi. Biz o topraklarda yaşayan Alucralılar olarak memkeleti bu durumlara bizler getirdik şimdide o topraklar içerisinde kötü bir yaşam kalitesinde bocalamaya çalışıyoruz.

1960, 1970, 1980 hatta 1990 yılına kadar Alucranın nüfus bilgileri 30 bin'in üzerinde. Alucra tek başına o yıllarda bir milletvekili seçebiliyorken şimdi Alucra, Şebinkarahisar, Çamoluk üç kardeş ilçe biraraya gelse yine bir vekil seçemiyor, nüfus yok, iş imkanı yok! Yaşam şartlarının kısıtlandığı ilçemizde artık kimse durmak istemediği gibi göç yolunu tutmuş. İşte durum bu kadar acı. Memleketlerini terk etmeyen insanlar ise sahipsiz kalmış, memleketi bekliyor.

Memleketimize yapılacak olan yatırımların gelmemesinde bence iki sebep var. Birincisi yukarda azıcık bahsettim siyasi bölüşme, çekememezlilik, herhangi bir siyasi görüşteki insanların yapacakları işe diğer siyasi görüştekileri sırf muhalefet olmak için önlerine sekte koyması gibi.

Bir diğeri ise vede bence en önemlisi artık insanlarımızın ruhsuz olması, vurdum duymaz olması, bananeci olması. Kısa zaman önce İstanbul'umuzun bir belediyesi Alucra için çok önemli bir proje yapmak üzere alanında çok önemli bir mimarla Alucra'ya gidiyor fakat insanların buna karşı olumlu yada olumsuz herhangi bir tepkisi olmuyor. Olumlu yönde tepkisi olanlar ise gerçekten Alucrayı seven atasının dedesinin toprağı kabul edip ordan kopamayan insanlar, onlarında sayısı bir elin parmak sayısı kadar. Ya gerisi? Ya ilçenin diğer insanları?

Bu şartlarda Alucra'ya siz dünyanın en iyi belediye başkanınıda getirseniz öncelikle insanlar kendi fikir yapılarını değiştirmediği sürece Alucra'da önemli bir gelişme olmayacaktır. Nedir bu fikir yapısı diye sorarsanız insanlar herşeyi devletten bekleyen bir anlayış içerisinde olduğu için hazıra ve tembelliğe alışmış bir durumda. Kimsenin keyfini bozmasına müsade etmiyor. Kendisi yatıyor bir başkası iş yapmaya kalksa hemen ona laf yetiştirerek arkadaşınında şevkini kırıyor yada mani olmaya çalışıyor, sırf ben yapmıyorum oda yapmasın diye bir sürü problemler çıkarıyor! İşte bu zihniyet değiştiği ilçemizden kaldırıldığı gün, Alucra'da bir fikir devrimi olacak insanlar üzerindeki ölü toprakta kalkacaktır. Bir kaçta örnek vereyim..

Önceleri yabancı bir memur geldiğinde önünü ilikleyip saygıda kusur etmeyen benim insanım, şimdiler yabancı olsun olmasın aynı makamda olan bir Alucralı hemşehrisinin odasına, makama saygıyı bırakın bir tarafa kapısını nerdeyse tekme vurup girecek kadar patavatsız olabilmekte. Misafir olarak gördüğümüz memurumuza ve Alucralı memurlarımıza (zaten zar zor geliyor) böyle bir yaklaşımın olduğu sürece bu ölü toprak üzerimizden kalkmaz! Hak Hukuk deyip cığırtkanlık edenler abdest alıp namaz kıldığı, su içtiği her türlü ihtiyacını karşıladığı şebeke suyundan, kaçak elektriğine kadar buna benzer hertürlü işleri yapıp insan hakkına giren zihniyetten kurtulmadığı sürece bu ölü toprak üzerimizden kalkmaz! Gelişmek ve değişmek istiyorsak komşu hakkına, toplumun haklarına saygı göstermek zorundayız.

Hasılı ilçemizde bananeciliğin son bulduğu gün, insanların siyasi parti rozetlerini cebine koyup memleket için çoluğunun çocuğunun geleceği için bir araya geldiği gün Alucra değişmeye başlayacaktır. İşte o gün ölü toprağın üzerimizden kalktığı gündür. Benim hala ümidim var, umarım bu ümidimde yanılmıyorumdur.

Selam ve muhabbetlerimi sunarım.

Kadir BEKİROĞLU

26.04.2011, İstanbul

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kadir Bekiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alucra Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alucra Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Alucra Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Alucra Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alucra Belediye Başkanı Kim Olsun?