Alucra ve Turizm

 Cafer UÇMAZ

Sitemiz köşe yazarlarından ve aynı zamanda Sakarya'nın Hendek İlçesinde Eğitimci olarak görev yapan hemşehrimiz Cafer UÇMAZ hocamızın, ilçemizde kalkınma adına TURİZM konulu değişik illerde gördüğü güzel tespitleri var.

Söylemeye çalıştığı şeyler yapılmayacak işler değil sadece sahip çıkmak, gönüllü olmak ve organize olmanın gerektiğini düşünüyoruz.

Bir birinden ilginç fikirlerle bakın nasıl bir Turizm potansiyeli yaratılıyor Alucramızda, okuyup öğrenelim...

Alucra ve Turizm

Selamlar değerli hemşerilerim...

Gerek görev icabı gerekse gezme merakı olsun, şimdiye kadar 60’a yakın vilayeti gezip görmek ve incelemek fırsatımız oldu. İnsanların ziyaretçi çeke bilmek için neler neler uydurduklarını da görüp şahit olduğumuz vardır.

Bir Yalova gezisinde dediler bir oda ağaç var, neymiş evliya çelebi bir gezisinde burada barınmış, bizi alıp oraya götürdüler. Millet bakıyor içine girip çıkıyor, fotoğraf çektiriyor derken benimse hiç ilgimi çekmedi, tepesi kırılmış, sadece kökü kalmış bir pelit (meşe) kökünün ovuğu, önüne de uydurma bir tahta kapı yapmışlar, alsana ağaç için de oda. Bunun daha büyüğü meşe ağaçları bizim Alucra da hatta yüzlerce var.

Bir Fethiye gezisinde Saklıkent kanyonuna gittik. Gerçekten çok güzel, dünyanın sayılı kanyonlarından. Hele o kanyonun dibinden çıkan o su, koskoca ırmak her şeye değer. Ama daha güzeli Alucra’ya yarım saat mesafede, Şiran’a gitmeden Yeşikbük’ü geçip sağa dönünce 15 dakika mesafede Tamara Şelalesi gezip görmenizi tavsiye ederim. Fethiye Saklıkent te de güzel su çıkıyor ama Tamara bir başka. Dağın 20-25 metre yüksekliğinden yaklaşık 25-30 metre genişliğinde dağdan bem beyaz bir örtü gibi fışkırıp çok güzel bir şelale oluşturarak, aşağıda birleşip koskocaman bir ırmak ve buz gibi bir su, enfes bir ses.Dağın Kuzey batı yamacında 30 derece sıcak ağustos ayında buz gibi bir ortam. O suyun çıktığı yarım metre üzerinde kım kıraç bir dağ, nefis bir görüntü. Tavsiye ederim, gerçekten beğeneceksiniz. Kos kocaman ırmağın dağdan çıktığını bir gözlemleyiniz.

Birçok mağaralar gezdim gördüm, Alucra’mıza 1 saat mesafede, Şiran, Kelkit, Gümüşhane ayrımından Torul’a inmeden sağdan takip 5 km. dağın tepesinde Karaca Mağarası, daha yeni keşfedilmiş, rengârenk sarkıt ve likitlerden oluşmuş, tepeden damlayan su taneciklerinin kışın çatı saçaklarında oluşan buzların rengârengi ve büyüklü küçüklü ile suda resmin ters persvektifi gibi, suyun damlayan yerinden aşağıdan yukarı oluşmuş çeşitli şekiller. Ben iki defa gittim doyamadım anlatılmaz yaşanır. Çok çok güzel Allah CC o dağın tepesine o güzelliği nasıl yerleştirmiş bir bakınız.

Alucra’ya iki saat mesafede Kazıkbeli Yaylası; Aracınınız yoksa bile Çarşamba günleri Alucra’dan servis var. Koman köyünden Petek Mehmedin oğlu sizlerle ilgilenecektir. Yine ağustos sıcağında orda kar yiyeceksiniz, Kaptan orda size yardımcı olacak, geçen yıl kg 10 tl idi kuzu pirzolayı kaptan size daha ucuza alacaktır. Güzelim kuzu pirzolanın ardından kar kürtüğünün dibinde beş çeşmelerden buz gibi su içip, pazar yerini gezip, içi pur gibi bembeyaz kırmızı patateslerden birkaç kg almayı unutmayın. Birde oraya özgü esmer undan yapılmış büyük ekmeklerden almayı unutmayınız.

İlçemiz Boyluca Köyünde bulunan Seyyid Mahmut Çağırgan Veli Türbesi ni ziyaret eder onun manevi atmosferinde, Boyluca (Zun) köyünün o nefis vadi görüntüsünü bir gün yaşaya bilirsiniz. Oraya ziyaretçiler çoğaldıkça oraya özgü ağaç hediyelik eşyalar zamanla oluşacaktır. Boyluca’lı hemşerilerimiz sizleri misafir edecek ve çay ikramları olacaktır. Hem gezmek hem de değişiklik olsun derseniz Karabörk ve Çakmanus yaylasını gezip görebilirsiniz. Dönüşte Karamaça daalabalık tesislerine uğrayıp kendinize bir ziyafet çekebilirsiniz. Demiröz, Kaledibi Köyleri güzergahına bir gününüzü ayırıp dönüşte Gökçebel alabalık tesisleri ne de uğrayıp adeta doğal ortamına yakın lezzette o güzelim balıklardan tada bilirsiniz.

Bir gününüzü ayırıp sürekli içinden geçtiğimiz halde beklide hiç dikkatimizi çekmeyen komşu ilçemiz tam bir tarih kokuyor. Eski yerleşim, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi eserleri ile Şebinkarahisar (istiklal Çeşmesi, Atatürk Müzesi, Yaklaşık 500 yıllık tarihi Kurşunlu Camii, Asarcık Köyünde bulunan Licesse Kilisesi, Fatih sultan Mehmet Han’ın eserlerinden olan Fatih Camii, Meryem Ana Manastırı ve Kale nin yanı sıra tarihi taş hanlarını da gezerek bir gününüzü değerlendire bilirsiniz. Hediyelik olarak Dut kurusu (Çemiç) pestil ve ceviz olabilir.

İlçemiz Kemallı Mahallesinde bulunan yapım tarihi belli olmamakla birlikte tahmini 150 -200 yıllık olan tarihi Kemallı Camii ni bir görmenizi bir vakit namazı kılmanızı tavsiye ederim. Kesmetaş dan yapılmış 1 metre kalın duvarları ve dar gibi görünen geniş persvektifli pencere yapısı ile dikkatinizi çekecektir. Zamanınız varsa güzel bir doğa yürüyüşü tavsiyemizdir. Uçurumun dibinden kartalların ve kırlangıçların uçuştuğu sarp kayaları, kuşdamı ve onun üzerinde kayanın yüzündeki koca çam ağacı ilginizi çekecektir. Tahmini el oyması olan (insanların yaptığı tahmin edilen) önden kapalı gibi gözüküp, içinde 2,3 kişinin barına bileceği küçücük bir sığınak olan İbiş Odası (mağara) güzergahınızda olup, güzel efsanesi ile Gelin kaya’yı gezdikten sonra Kuzkaya yaylasına soğuk bir su içip, Boyluca ayrımından sol tepeye çıkınca orman ayağınızın altında bir çarşaf gibi serilir. Onun enfes dalgalanması gözlerinizi dinlendirirken, uğultusu eşsiz kuş sesleri ile kulaklarınıza bayram ettirecektir. Oradan yürüyerek Kemallı Yaylasına inmenizi, inerken kekik, çam anuğu (yaban nanesi), ve yayla çiçeği toplayarak, yanınızda dürbün varsa bakacak taştan taşın üzerine çıkarak, Kaledibi, Demiröz, Konak, Kavaklıdere, Armutlu, Koman, Aktepe, Topçam, Pirili ve etrafı güzel bir izleye bilirsiniz. Uçurumun tepesine geldiğinizde Alucra ovası adeta ayaklarınızın altına serilmiştir. Manzara çok güzel bir kekik çayı harika olur.

Alucra’ dan dönmeden önce Hayran Kaplıcası’na ( Aktepe Köyü sınırları içerisindeki Belen Çayırı bölgesinde Hayran sıcak su kaynağının yanı sıra iki adet de içme suyu bulunan ve güneyinden geçen Hayranlı deresi Mağaraları, kuzeyindeki ormanlık bölge ve temiz havasıyla nadide bir dinlenme tesisidir.) bir uğramanız ve dinlenmeniz tavsiyemizdir.

Selam ve saygılarımla..

Cafer UÇMAZ

20 Ağustos 2009 Hendek

Not: Site Admini arkadaşlarımız ön ayak olurlarsa Alucra’mızın Turizm potansiyeli çıkarılabilir.

Her köyde bulunan tarihi ve turistik yerler fotoğraf ve belgeleri ile, Giresun Turizm Müdürlüğü katkısı ile Millet vekilimizin katkısı ile, Belediyenin katkısı ile İkizler Tümülüsleri Kazıları yapılarak Turizme açılabilir. Potansiyelimizi küçümsemeyelim.

Sinop gezisinde Erfelek Şelalesi diye gittik 4-5 metre yüksekten akan, bir küçük taşı zor çevirir küçük bir su, bir eski değirmen neymiş şelale imiş. Bir sürü yol gittik görmek için. Van gezisinde Çavuş tepe Hitit anıtları diye taa Gürpınar’a gittik. Bizim İkizler Tümülüslerinin biri kadar, kazı çalışması yapılmış birkaç eski taş parçası ve birkaç yeni levha asmışlar, bir sürü turist geliyor. Van’dan günü birlik Doğu Beyazıt İshakpaşa Sarayına Turist turları yapılıyor. Biz Alucra’dan yukarıdaki yerlere neden yapmayalım. Ama önce güzel bir pansiyon (turizm kredileri çok ucuz ve vadeli, Turizm Bakanlığından teşvik alarak) açmak lazım. Sonra da bu turlarla potansiyeli yükseltmek gerekir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer UÇMAZ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alucra Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alucra Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Alucra Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Alucra Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alucra Belediye Başkanı Kim Olsun?