Durmuş Amca'nın 220 TL'si

Alucra, kendine has bir ilçe. İnsanı, doğası, havası ile başka yerlere benzemez. Benzetemeyiz. Bizim olduğu için mi, yoksa gerçekten başka yerlerden farklı olduğu için mi bilinmez.

Tarım yapmak istersin, arazi yok. Eldeki araziyi değerlendirmek istersin, iklim şartları müsaade etmez. Koca bir yılın emeğini bir gecede ayaza kurban vermek işten bile değildir.

İlçemizdeki sanayi ise bir elin parmağını geçmeyen demir doğrama atölyelerinden ibarettir.

Netice olarak bildiğimiz Alucra'dan farklı birşey yok.

***

Ramazan Bayramı'nda köyümüzde eş, dost ve akrabalarla bulunmanın huzurunu yaşadık. Her ne kadar "eski bayramlar" eskimiş olsa da derelerimiz ve dağlarımızın yerinde olduğunu gördük.

Ve gördük ki, dünya gelişiyor olsa da Alucra kaderini yaşamak zorunda. Bunu değiştirmek için ise yetkili makamlar maalesef bırakın fazlasını yapmayı, üstlerine düşen görevi bile yapmaktan uzaklar.

Durmuş (Dokumacı) ve aynı yastığa baş koyduğu 60 yıllık eşi Kezban Ana'nın bir inekleri varmış. Başka da birşeyleri yok. Bu melek karakterli iki insanın günlük meşgale olması, biraz da gelene-gidene yağ, peynir, süt ikramında bulunmak için besledikleri inekleri yaylıma çıktığı bir gün zehirlenmiş. Yonca yiyerek zehirlendiği söylendi. Kesin birşey yok.

İnek şişmiş adeta balon gibi olmuş. Konu komşu ilkel metodlarla ineği kurtarma yarışına girmişler, kısmen de başarılı olmuşlar.

Kezban Ana bayramdan sonraki perşembe günü kapımızı çaldı. İneklerinin şişkinliğinin arttığını, bir veteriner hekim gerektiğini söyledi. Köyün eski muhtarı İsmail abi'yi bulduk. Başladı sağa sola telefonlar etmeye. Ve Gorzaf (Yeşilbük)'den bir özel veteriner hekime ulaştı. Acilen gelmesini rica etti.

2 saatlik beklemeden sonra veteriner hekim geldi. İneğe ilaç verdi, bazı tedaviler uyguladıktan sonra işinin bittiğini söyledi.

Durmuş Amca "borcumuz nedir?" diye sordu.

Genç veteriner "220 TL!!!" dedi.

Durmuş amca 220 TL'yi hekime ödedi.

Hazırdaki köylülere neden Alucra'dan "devletin görevli veteriner hekimi" yerine özel veteriner hekim geldiğini sordum. Hekimlere ulaşamadıklarını söylediler.

5-6 gün sonra da maalesef ineğin öldüğünü öğrendik. Bilmeyenler "sadece inek" deyip geçebilirler. Ama, o inek Durmuş Amca ve Kezban Ana için inekten daha fazlası idi. Tam olarak ne olduğunu ben de anlatamam. Ama maddi varlıklarının neredeyse tamamının o inek olduğunu biliyorum.

Madem hekimlere ulaşamıyoruz, biz de o hekimlerin de amiri konumundaki Kaymakam Bey'e iletiriz durumumuzu. İlgilenir mi acaba?

Sonuç olarak şahsi kanaatim şudur: Devletin veteriner hekimi gelmediği için özel hekime ödenen 220 TL'yi Kaymakam Bey, Durmuş amca'ya borçludur. Adil yöneticiler buna itiraz bile etmezler. Zamanında tedavi uygulanmadığı için ölen inek için de yine devlet, dolayısıyla Kaymakam Bey bir inek borçludur.

Konuyla ilgilenmek ya da ilgilenmemek Kaymakam Bey'in tasarrufundadır.

"Kenar-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu

Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer'den onu!"

[Mehmet Akif Ersoy]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer DOKUMACI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alucra Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alucra Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Alucra Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Alucra Haber değil haberi geçen ajanstır.